Comments

{getPosts} $results={3} $type={comments}

2.07.2016

Kara Sevda 35. Bölüm. Sezon finalinde Emir ve Ozan ölüyor mu?

Kemal kardeşinin emir'den hamile olabileceğini öğrendiğinde olanca öfkesi ile Emir'e gelmişti. Elindeki silahla itişirlerken tabanca ateş alıyor ve Emir yere yığılıyor. Olayı seyreden ve Kemal'i vurmaya çalışan Tufan da şokta.. Kemal elindeki silahı uzağa fırlatıyor. Sonra telefonla polisi arayıp kendini ihbar ediyor. "Ben birini öldürdüm. Emir Kozcuoğlu ben öldürdünm. Evet ben öldürdüm ben. Kemal Soydere" Emir'i öylece bırakıp gidiyor. Bahçe kapısından çıkıyor onu ilk Asu görüyor. Elleri kanlı. İçeriye abisine doğru koşuyor. yerde yatan Emir'i görünce ağlamaklı oluyor.

Olayların sebebi Zeynep de kendinde değil bir vaziyette o tarafa doğru yürüyor.

O sırada orada olan Nihan'ın telefonu çalıyor. Karşı tarafın söylediği şey üzerine elindeki telefon düşüyor ve ağlamaya başlıyor. Kemal kıza bakıp; hala Emir Zeynep olayına takılı kalmış bir şekilde "Herşeyi ilk günden beri biliyordun ama sustun" diyor. Nihan onu duymuyor bile. Kemal durmuyor "Senin de ondan hiç bir farkın kalmadı" Kız birden dizlerinin üzerine çöküyor elleri yerde haykırmaya başlıyor "Ozannn" Kemal afallıyor. Zeynep de şaşırıyor. Kemal ona doğru bir adım atsa da dururyor. Zeynep ellerini kulaklarına götürüyor. Nihan " Kardeşim ölmüş. Kardeşim kendini öldürmüş. Kardeşim kendini öldürmüş. Kardeşim kendini öldürmüş. " diye bağırarak Kemal'e doğru yürüyor. "Senin yüzünden" diye bağırıp Kemal'in gögsüne vuruyor. "Kardeşim kendini öldürmüş. Kardeşim gitti. Kardeşim kendini öldürmüş. Senin yüzünden. Senin yüzünden. Sen kardeşimi değil beni öldürdün" diye bağırıp ağlamaya devam ediyor. Ve Kemal'in gözlerine ilk defa soru işareti ve tereddüt yerleşiyor. "Acaba yaptığı hakkaten doğru muydu?"

Paramparça 71. Bölüm. Rahmi Ayşe'yi vuruyor. Cihan'ın kollarında ölüme mi gidiyor

Cihan sezon finalinde babasının kendi kızının ölümüne seyirci kaldığını öğrenerek yıkılmıştı. Ayşe ise annesinin hayatta olduğunu bunca yıldır ise hapiste olduğunu öğrenmişti. Ayşe dışarılarda dolaşıp Cihan'ın ofisine gelir. Rahmi de oğluyla konuşmak için ofisin gelir.

Rahmi Cihan'a "Oğlum" diye seslenir. Cihan ise kafasını bile kaldırmadan "Bana bir daha oğlum deme baba" der. Rahmi ağlamaklı "Ben böyle olsun istemedim. Hiç istemedim yavrum. Ama hep kötülük yaptım biliyorum. Hiç istemedim" Cihan elleri başının arasında "Nasıl yaptın baba ya. Nasıl yaptın. Benim kardeşim öldü baba ve sen seyretti ha. O it onu balkondan attı ve sen seyrettin. Sonra örtpas ettin. Olayı örtpas ettin. O iti niye sen camdan aşağı atmadın?" Rahmi ik bık ediyor. "Ölmek için dua ettim. Ölemedim. Cihan oğlum ben sana veda etmeye geldim" diyor ve belinden tabancayı çıkarıyor. Cihan tabancayı fark edince silahın üzerine atlıyor. "Baba yapıyorsun. Baba bırak. Ayşe yaklaşma. Baba lütfen. Yaklaşma Ayşe. Baba saçmalama bırak şunu. Baba birşey olacak yapma" derken silah patlıyor ve Ayşe vuruluyor. O sırada içeri giren Mahide "Ayşe.. Ayşe" diye bağırmaya başlıyor. Cihan da Rahmi de şok içinde. Ayşe'ye bakıyorlar. Cihan düşmekte olan kızı tutuyor. Mahide bağırmaya devam ediyor. Cihan "Ambulans çağırın çabuk" diye olanca sesiyle bağırıyor. Rahmi'nin gözünden yaşlar akıyor öylece kalakaldı. Kız sadece "Anne. Anne" diyebiliyor. Mahide "Yavrum.. Yavrum" diye çığlıklar atıyorken Ayşe hareketsiz kalıyor.

Güneşin Kızları 8. Bölüm. Ali Selin'i ilk defa öpüyor. Sen de beni affet

Savaşı akıl hastanesinden kaçırmalarının hesabını Ali'ye tokat atarak kesen Haluk'a kızan Ali arkadaşları ve yeni sevgili adayı Didem ile bara gider. Onun iyi olmadığını anlıyan Selin de oraya gelir ve kıza asılan bir adamın kafasında Ali şişe kırar.

Bu video da o çocuk arkadaşlarını toplamış ve Ali'yi arayıp kavgaya çağırıyor.  Ali ise altta kalmıyor ve onlarla buluşmak için adres alıyor. Onu ise Selin duyuyor ve Ali'nin niyetini anlıyor. Ali ise inkar ediyor. Selin'i ikna edip söz verip evden yolluyor. Kendisi ise sakladığı tabancayı alıp beline takıyor ve kimseye birşey söylemeden arabasına binip yola koyuluyor.

Evin dışında takside onu gözetleyen Selin peşine düşüyor. Selektör falan yaptırtıp Ali'ye aracını durduruyor. Ali kıza çok sinirli bir halde arabadan iniyor. Selin ise daha sinirli "Bana söz vermiştin. Gitmene izin vermiycem." Ali öfke ile kıza çemkiriyor "Sen kimsin? Niye girdin hayatıma defol git" diyip arkasını dönüyor ve kız belindeki silahı görüp alıyor. Ali geri istese de denize atıyor. Bu hareket Ali'yi daha da sinirlendiriyor. "Kimse bana posta koyamaz. Ben kimseden korkmam kızım" diyerek kızı kollarından tutup sarsıyor. Sonrasında ise "Kimse bana böyle davranamaz. Hayvan herif" diye ağlamaya başlıyor. Babasından ve herkesin içinde oğluna attığı tokattan bahsediyor artık. Selin de ağlıyor ve çocuğa sarılıyor. "Niye sevmiyor beni ya. Beni sadece sevsin istedim"diyor. Selin onu avutmak için yüzünü okşayarak "Sen sevilmiycek biri değilsin ki. Lütfen artık kendini affet" diyor. Bu kadar yakın olmak zaten zor tuttuğu duyguları ile Ali "Sen de beni affet" diyor ve Selin'i uzun uzun öpüyor. İkili bakışıyorlar. Selin olayın şokuyla donakalıyor ve sonrasında arkasını dönüp gidiyor.

Kaçak Gelinler. Şebnem, Kainat ve Almila Mezdeke olursa

Tv 8 ekranlarında tekrarı verilmeye başlayan dizinde kızların canı sıkkındır ve onları eğlendirmek için Almila oynıyalım dese de kızlar kabul etmez. Sonrasında Almila sert bir ifade ile evlerinin salonuna geliyor. "Kesin bakıyım Kes be. Kalkın ayağa. Bu gece eğlenilecek diyorsam eğlenilecek" Şebnem bile ikiletmiyor kızı. Kainatla beraber ayağa kalkıyorlar. Almila müziği açıyor. "Mezdeke" denen cinsten bir oyun havası çalıyor. İki kız ne oluyor der gibi birbirine bakıyor. Almila komut veriyor.  "Oyna" kızlar oynamaya başlıyor. Almila "Bilekler. Kıvır" diyor ve ellerini bilekte oynatıyor. "Kalça. Şebnem kaytarma. Biraz daha. Çevir" Ve artık diğer ikili de havaya girip tam Mezdeke harketleri yapıyorlar. Hatta üzerlerindeki kıyafetleri de sıcaklayıp çıkarıyorlar. Çok şirin ve eğlenceli bir klip Seyretmenizi öneririm

Arka Sokaklar 408. Bölüm. Rıza baba komada hayal görüyor - Bir ihtimal daha var

Rıza baba geçen bölüm vurulmuştu. Sevenleri, ailesi, ekibi hepsi hastanede odasının önünde bekliyor. Ona bakıyorlar. Bu ekip sürekli hastanelerde malesef ömür tüketti. Ölenler de oldu kurtulanlar da. Hatta özel doktorları olan karakteri başka dizide görsek "aaa Aarka Sokaklar'ın doktoru" diyecek hale geldik. Sevenleri dışarıda beklerken Rıza baba hiç çıkamadığı tatilde görüyor kendini. Gramafondan Müzeyyen Senar'dan "Bir ihtimal daha var" dinliyor ve rakısını yudumluyor. Yüzünde huzurla bir ifade var

Bir ihtimal daha var
O da ölmek mi dersin
Söyle canım ne dersin

Vuslatın başka alem
Sen bir ömre bedelsin

Sükut etme nazlı yar
Beni mecnun edersin
Söz: Osman Nihat Akın
Müzik: Osman Nihat Akın

1.07.2016

Tolga Sarıtaş'ın yeni rol arkadaşı belli oldu


Geçtiğimiz sezon FOX TV ekranlarında yayınlanan Kiraz Mevsimi'nde canlandırdığı öykü karakteriyle çok sevilen ve bir anda dikkatleri üzerinde toplayan Özge Güler yeni sezonda da aynı kanalda yeni bir diziyle ekrana gelecek. Güzel oyuncuya eşlik edecek erkek oyuncu arayışı sürüyordu.

Son gelen habere göre, Özge Güler'in yeni rol arkadaşı Güneşin Kızları dizisinde Ali rolüyle gönülleri fetheden Tolga Sarıtaş olacak. Yapımcı Ali Gündoğdu'nun, en son Güneşin Kızları dizisinde rol alan Tolga Sarıtaş'la görüştüğü, bir değişiklik olmazsa  yakışıklı oyuncunun Özge Güler'in yeni dizi partneri olacağı iddia ediliyor.


Çilek Kokusu. Aslı ve Volkan'ın dansı Burak'ı kıskandırıyor.


Star Tv ekranlarının sevilen gençlik dizisi Çilek Kokusu'nda Ece'nin doğum günü gelip çatmıştı. Aslı'yla abisi Volkan'ın barışmasını isteyen Ece; Aslı'yı "Benimle kuaföre gelir misin?" diye kandırmış; Onun fazladan hazırlanmasına sebep olmuştu. Partide Volkan dans etmek için Aslıya elini uzatıyor. Aslı biraz tereddütle elini tutuyor ve yan gözle de Burak'a bakıyor.  Burak ise kıskançlığını belli etmemeye çalışıyor. Burak hem bakmamaya çalışıyor hemde görebilmek için yer değiştiriyor. Çağla Burak'a dönüp konuşmaya başlıyor  "Bence Aslı hala ona karşı birşeyler hissediyor. Yoksa hayatta gelmezdi. Bıraksın bu Eda ayaklarını falan. Aslında Deniz'den iyidir biliyor musun? Aslı giyinip süslenince birşeye benzemiş. Volkan için de bayağı bir hazırlanmış. Bence bu geceden sonra kesin barışırlar." Burak onun bu söylediklerine kızıyor ve "Çağla" diye uyarıyor. Burak bu manzaraya daha fazla dayanamayıp Çağla'yı dansa kaldırıyor. Bu sefer bakma sırası Aslı'ya geçiyor. 


Buray Sen Sevda Mısın Şarkı Sözü
Umut yok, bir ışık yok gözlerinde,
Ben hala bekleyenim olsun
Ateş yok sıcaklık yok ellerinde
Ben yanarım aşkın sağolsun
Sen kapımı çalan sızım gir içeri

Her zaman başımın üstünde senin yerin
Dilim tutulur sözcükler uçarsa aklımdan
Benim güzel misafirim sen hep hoş geldin
Sen sevda mısın yoksa yalan dolan
Püsküllü belam olup, derde salan
Sen sevda mısın xsarkisozleri.com
Var bir yaşanmamışlık sanki özünde,
Benim içimde ukte kalan
Sen sevda mısın yoksa yalan dolan
Püsküllü belam olup, derde salan
Var bir yaşanmamışlık sanki özünde,
Benim içimde ukte kalan
Sen kapımı çalan sızım gir içeri
Buray xsarkisozleri.com şarkı sözü
Her zaman başımın üstünde senin yerin
Dilim tutulur sözcükler uçarsa aklımdan
Benim güzel misafirim sen hep hoş geldin
Sen sevda mısın yoksa yalan dolan(x2)
Püsküllü belam olup, derde salan
Var bir yaşanmamışlık sanki özünde,
Benim içimde ukte kalan

Şahane Damat 2. Bölüm. Mehmet Melikeyi güzel bulduğunu anlatıyor.

Mehmet bir hışımla amcasının odasına girer. Amcası o sırada Diva'nın gençlik resimlerine bakmaktadır. İçeri kapıyı çalmadan giren yiğeni yüzünden yakalandı sanarak korkar. "Napıyorsun oğlum ya. Ödümü kopardın. Suna yengen beni bastı sandım" Mehmet amcasının yanına gelip "Amca kafayı yiycem. Şu konuya derhal bir çare buluyorsun. Derhal." Amca dalga geçer gibi "Ya yeğenim senin bir sıkıntın mı var" demez mi? Mehmet küplere biner. "Bir sıkıntın mı var diyor ya. Bir sıkıntın mı var diyor. Amca farkında mısın senin yüzünden püsküllü bir bela tarafından tehdit ediliyorum ben. İlknur ile nişanlıyken manyak bir aileye damat oldum. Elinde pekmez kaşığıyla peşimde dolaşan bir kayın validem ve beni tayyare zanneden bir dedem var. Koca manyağı baldızla, şöhret delisi abiyi saymıyorum bile. Sence bir sıkıntın var mı?" Amca bu kadar laftan sonra "Mehmet kız güzel mi?" demez mi? Devam eder "Ya oğlum ciddi soruyorum. Kız güzel mi?" Mehmet ilk başta "Ne biliyim hiç o gözle bakmadım. Yani güzel sanırım. Güzel olabilir. Ya kimi kandırıyorum ki kız bayağı güzel amca. Çok güzel. Acayip şirin, biraz da şapşal" Melike'den bahsederken onu düşünüp gülüyor. Amca "O zaman niye debeleniyorsun oğlum. At eskisini al yenisini. Bak ben tyzesini aldım bir türlü kurtulamıyorum.Sen en iyisi bir an önce kurtul şu minyatür Suna'dan" Mehmet duruma da amcasının ikazına da kulak asmaz.

Tatlı İntikam 8. Bölüm. Pelin Sinan'ı Ceyda ile basar. Kalben - Sadece

Pelin konuşmak için Sinan'ın evine itmişti. Orada kapıyı Ceyda açmıştı. Üzerinde sadece Sinan'ın gömleği vardı. Saçları dağınıktı. Beraber olduklarını ima etmişti. Sinan ise tüm bu olanlardan habersiz duştadır.

Pelin arabasında oturuyor. Radyodaki kız "Bu saatte beni dinliyorsanız ger derdiniz bellidir.Aşk acısı" Pelin radyodaki kızla kavga ediyor. "Aşk acısı falan çekmiyorum ben" Spiker "Ne inkar ederek ne mekan ne şehir ne de ülke değiştirerek kaçamayacağınız bir acı o" Pelin "Benim kaçtığım falan yok."
İyiyim ben. Benim istediğimdi bu. İyi oldu bitti." Spiker "Öyleyse Sadece diyecek Kalben"

O sırada Ceyda tekrar kendi kıyafetlerini giyip hiç bir şey olmamış gibi koltuğa yatar. Sinan altında havlu ile çıkar. Buzdolabından aldığı kutu sütü kafasına diker. Pelin ile patlattıkları mısır olayını hatırlar. Gülümser. Pelin de aralarındaki romantik anları hatırlar. Sinan yatağına yatar ve orada sabah kalktıkları anı hatırlar ve kızın eskiden bulunduğu tarafı okşar.



Kalben Sadece şarkı sözleri
Yatak boş,
Oda boş,
Ev boş.
Duvarlara vuran ışık
Yüzümde karanlık.
Yine mi sen,
Bayram günü gibi gelen?
Kaçamadım,
Külleri hala sıcak.
Kalbimi durdurup kaybolan bir tuzak
Oluyor
Her sokak.
Hiçbir şey istemedim,
Ne yatak ne oda
Ne de ev
Sen de birak her şeyi
Sadece beni sev.
Dizlerinde dizlerim
Boynunda ellerim
Boğulur gibi yeniden
Her gece her gece
Doğalım mı sevgilim
Doğalım mı sevgilim
Doğalım mı sevgilim
Azalırken azalırken
Kapılar ardında
Kaçtığım zamanlar
Boşvermiştim aslında
Yıkılırken kumdan kalelerim
Birer birer karşında
Zırhı paslanmış bir kahramn gibiyim
Hiçbir şey istemedim,
Ne yatak ne oda
Ne de…
Sen de bırak her şeyi
Sadece beni sev.
Dizlerinde dizlerim
Boynunda ellerim
Boğulur gibi yeniden
Her gece her gece
Doğalım mı sevgilim
Doğalım mı sevgilim
Doğalım mı sevgilim

Aşk Laftan Anlamaz 3.bölüm sonunda Hayat Murat'a "Ben düşündüğün kişi değilim" diyor

Hayat ve Murat iddiaya tutuşmuş. Bir yarışma yapmış ve o yarışmayı kıl payı Murat kazanmıştı. Şimdi kaybeden kazananın bütün sorularına doğru cevap verme zamanıydı. Murat "Eee bu da sana bir ders olsun. Bir daha iddiaya girdiğin zaman karşında kim olduğuna bir bak." Hayat durumu kabul etmez. "Pişman değilim. Ayrıca son tura kadar çok iyi mücadele ettim. Her türlü rövanşa da varım." Murat "Sen önce bir cezanı öde" Hayat unutmuş çoktan "Hımm o mesele vardı dimi? Gerçi sen önceden düşünüp karar vermşsindir ne soracağını?" Murat gayet kendinden emin"Tabi ki" diyor. Hayat "Tamam ozaman gönder gelsin"diyince Murat "Ama bak ne sorarsam sorayım doğru cevap vereceksin" diye ikaz edince Hayat biraz bozulur ve "Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Sor" Murat düzgün oturuyor. Boğazını temizliyor. Hayat da ciddileşiyor. "Bugüne kadar söylediğin en büyük yalan nedir?" Hayat'ın birden yüzü değişiyor. Gerilim müziği çalmaya başlıyor. Hayat düşünüyor. Murat merak etmeye başladı. Hayat kararlılıkla "Ben düşündüğün kişi değilim Murat" diyor. Çocuğun yüzüne merak ifadesi yerleşiyor.


No: 309 Dizisi 5. Bölüm. japonlarla akşam yemeğinde Lale'nin sürprizi

Lale çubuklarla yemeği ilk etapta başaramazken Onur'un göstermesi ile bir kerede yapabilir. Japon misafir kendi dilinde birşeyler söyler. Tercüman "Nişanınızın çok çabuk öğrendiğini, çok yetenekli olduğunu söylüyor" diyor. Filiz ise bir o kadar beceriksizdir. Filiz Lale ile selfi çekilir ve internette paylaşır. Erol misafirlere yemesi için ısrar eder. Erol misafirlere "Baklava yermisiniz?" diye sorar. Ama masada baklava yoktur. Bu sefer "Kuzen ister misin kültürümüzü tanıtalım? Aç snin şu baklavaları da gözümüz şenlensin" der. Masadakiler kahkahalar atar. Sonra Lale Onur'a dönüp "Aa neredeyse unutuyordum. Misafirler için birşey hazırladım" der. Onur şaşırır "Gerçekten sen ciddi misin? Çok incesin teşekkür ederim" "Nişanlım sizi için bir özel bir şey hazırlamış. Umarım beğenirsiniz" diyor. Lale hediyesini verdiğinde misafirler çok beğeniyor


Yüksek Sosyete 3. bölüm özet. Cansu Kerem'in sevgilisi olduğunu öğrenir

Geçen bölüm Cansu müşteriden özür dilemeyince Kerem onu işten kovmak zorunda kalır. İkisi de bu olay için üzgün olsa da yapılabilecek bir şey yoktur. Cansu eşyalarını toplarken internetten babasının gayrimeşru bir bebeği olduğunu öğrenin. Apar topar eve gider

Annesi elinde bebekle dernek toplantısını basan kadına şaşkınlıktan bir şey söyleyemez. Kerem'in annesi akşam yemeğine Şirin'i çağırıp sürpriz yapar. Babaannesi Mert'i "Şuan tam babanın holding başına geçtiği yaştasın. Bu başarı yetmez. Başkan olabilmen için daha çalışman lazım. O zaman bu dosyaları okuyup bütçe ve plan yapacaksın" diye direktif verir. O da soluğu Keremler de alıp ondan yardım ister. Mert de Şirin'i görüp şaşırır.

Cansu'nun annesi Süreyya odasına kapanır ve sadece kızıyla konuşup ona uğursuzlukla suçlar. Abisi ile dertleşir. Olivia da tezgahtar olarak çalıştığını ama bir sonradan görme yüzünden kovulduğunu söyler. Abisi kadını arayıp şikayetinden vazgeçmesini sağlar. Kadın da ertesi gün kızı işe geri alın demek için şirkete gelir. Kerem Cansu'yu arar ve işine geri döner. O gittiğinden beri üzgün olan Ece de mutlu olur. Kerem'e gider ve "şirket kurtuldu diye kutlama yemeği yesek mi" der. O da bütün şirketin katılacağı bir yemek düzenletir.

Süreyya o gün yapılacak müzayede için kendini toplayıp evden çıkar. Kadının bir planı vardır. Metres olan Işıl'a bu cemiyetin ona ait olmadığını ispatlamak.. Cansu kendisini işe aldırttığı için abisine teşekkür eder. Abisi ilk defa onun için birşey yapmıştır. Ece ona Kerem'e nasıl aşık olduğunu anlatır.

Dernek başkanı Işıl'ı arayıp davete çağırır. Ondan önce gelen Süreyya güzel bir konuşma yapar ve Iıl'ı kabul etmemelerini ister. Haberi basına sızdıran kadından ise Işıl'a bir vazoyu kendisinin çk istediği haberini fısıldamasını ister. Kadın gerçekten de ne oraya uygun giyinmiştir ne de müayedenin nasıl yapıldığını ne de antikanın ne kadar ettiğini bilmektedir.

Müzayede başladığında Süreyya ile kıyasıya ama komik bir arttırıma girer. Süreyya arttırımı kasten bırakır ve 140bin gibi bir fiyata 20 binlk vazoyu aldırtır. İş yerindeki yemek çok eğlenceli geçer. Kerem Cansu'ya, Mert Ece'ye, Ece Kerem'e bakmaktadır :) yemek çıkışı Kerem Cansu ile ilgilenip eve bırakmak ister. Cansu ise sadece parka kadar yürümesine razı olur. Çünkü arkadaşı Ece'nin aşık olduğu Kerem'e yakın davranmak istememektedir. Gece boyunca ona yakın davranmadığı için üzgün olan Ece'yi avutma görevi gönüllü olan Mert'e kalır. Mert ona "Bir erkek senin gibi bir kıza ilgi göstermiyorsa kesin hayatında başka biri vardır." der. Ve ona Kerem'in nişanlı olduğunu yakında evleneceğini söyler.

Bu haber parkta neşeyle sallanan ve gözlerini birbirlerinden ayıramayan aşıkların arasına bomba gibi düşer. Ece Mert zannetti Kerem'in sevgilisi olduğunu ve yakında evleneceğini mesaj olarak Cansu'ya atar. Mesajı okuyan Cansu şok olmuştur.


30.06.2016

Çilek Kokusu 7. Bölüm. Burak ilk defa duygularını açıklıyor 'Senden Çok Hoşlanıyorum'


Burak ve Aslı yine mutfakta.. Bu kez çok acıkmışlar ve iş bölümü yapıyorlar. Burak sandviçleri yapacak ama uyarıyor. "Ama bak ilk denemem. Beceremezsem dalga geçmek yok tamam mı?" Kız tamam diyor. Burak "Sen de tabakları çıkart" diyor. Kız üst dolaptan tabağı alırken az kalsın düşürüyorken Burak yakalıyor. Kızla yakınlaşıyorlar. Gözler kitleniyor. Sonra uzaklaşıyorlar. Kız çayı koyuyor. "İnşallah kimse gelmez" diyor. Burak "Merak etme gözüm kapıda ben hemen seni saklarım" Kız da laf sokuyor "Zaten saklama konusunda üstüne yok." Sandivichler hazır, çaylar da.. Muhteşem bir ekip oldular. Aslı sandviçleri beğeniyor. Aralarında sözsüz bir gerilim, elektrik var. Aslı yemeği bitince "Neyse yakalanmadan ben odama gidiyim." diyip kalkarken Burak kızın bileğini tutup durduruyor. Ayağa kalkıyor, kendine döndürüyor. Arka fonda Alp Yenier'in "Her şeyin ötesinde" parçası çalmaya başlıyor.  Aslı çocuğa bakamıyor ve soruyor "Ne oldu gene ne istiyorsun?" Burak onu belinden tutup kendine çekiyor. "Belki de senden çok hoşlanıyorumdur; Olamaz mı?"
Alp Yenier Her Şeyin Ötesinde Şarkı Sözleri
Her şeyin ötesinde kaldım, kalakaldım…
Şaştığım, yanaştığım…
Güzel sözlerine değil, isimsiz gözlerine inandığım..
Hiç pişman olmayıp asla peşini bırakmadığım kadın
Her zaman bu kadar derin her zaman bu kadar benim,
Daima küçük bir kız gibi sarıl bana,
Al beni öp biraz, dokun sakin ve usulca,
İzin ver senin için yazılmış olmama
Gülümse yeter bana…
Her şeyin ötesinde kaldım, kalakaldım…
Şarkı sarkisarki.com sözleri
Şaştığım, yanaştığım…
Güzel sözlerine değil, isimsiz gözlerine inandığım..
Hiç pişman olmayıp asla peşini bırakmadığım kadın
Her zaman bu kadar derin her zaman bu kadar benim,
Daima küçük bir kız gibi sarıl bana,
Al beni öp biraz, dokun sakin ve usulca,
İzin ver senin için yazılmış olmama
Gülümse yeter bana…
Dinle beni sevdiğim
Her zaman seveceğim

Seviyor Sevmiyor 3. bölüm özet. Deniz moda terimleri uzmanı oldu :)

Geçen bölüm sonunda Yiğit otelin önünde İrem'i görür ve "Sen Londra' da değilmiydin?" diye sorar. O da "Ev hasreti çektim" der. Hemen de otel de iş bulmuşmuş.

Deniz ise hala Yiğit'e kızgındır. Akşam eve gittiğinde İrem ona olanları anlatmak ister ama Deniz istemez. Ertesi gün yine Yiğit sayesinde iş yerinde kötü bir gün geçirir. Temel moda terimlerini bilmediği için toplantı notlarını tutamayıp; güzellik malzemelerini bilmemesi Yiğit'in yine ona herkesin içinde bağırmasına neden olur.

Yiğit stajyer Deniz'den plazanın ortak kütüphabesin de sadece kodu olan bir kitabı bulmasını ister. Çok uğraşarak bulduğu kitap çocukluklarında Deniz'in Yiğit'e verdiği "Arkadaşk" kitabıdır. Bu kitap kızın babasının matbaasında basılan ilk kitapmış. Deniz sonunda aradığı kitabı bulduğunda Yiğit'in de ona bağırmasıyla kütüphane merdivenin tepesinden düşer. Yiğit onu yakalar. Ama ilgilendiği tek şey kızın bulduğu kitaptır.

Sabah ise iş yerinin orda ki bir trafik ışıklarından geçerken Deniz küçüklüğündeki gibi "Hücum " diyerek geçince Yiğit o günleri hatırlayıp İrem'i arar. Tabi ki kızın en ufak bir yakınlığı yoktur o mekana.. Akşam eve döndüğünde kendi kız kardeşinin mahalleliye İrem'i ablası gibi tanıttığını görür.

Akşam evde iş yerinde olanları İrem'e anlatır. İrem ona zorla makyaj ve moda terimlerini anlatır. Flamingo dergilerini önüne yığar ve onlara bakıp çalışmasını ister. Birkaç gün boyunca çalışırlar. Sonrasında Deniz; Yiğit'in ve dergi patronunun önünde bir kombin yaparak ve toplantı notlarını olması gerektiği gibi tutarak herkesi şaşırtır.

İrem'in babasının doğum günü için üvey annesi ona babasına vermesi için bir hediye alır ve yemeğe çağırır. Tuna allem kullem ederek Deniz'e kendine yemek ısmarlatır.

İrem babasının yemeğine gelir fakat üvey annesinin aldığı değil kendisi için önemli bir hediye verir. Babasının olmadığı bir an kadın annesi hakkında konuşunca tartışırlar ve babası ona tokat atar. Kız çok kötü olur. tansiyonu yüzünden Yiğit ile buluşacağı yere zor gelir. Yanındaki mekana girer. Orda kendisini sarhoş zanneden bir adam ona asılır. Yiğit onu durdurur ve fena döver.

Tuna ile eğlenceli bir yemek yiyen Deniz; İrem'in aramalarını duymaz. Yiğit onu eve götürür. Cafeye gidip onu bulamayan Deniz eve gelmek üzeredir. İrem ona görünmemek için türlü taklalar atar ve Yiğit ile bir çorbacıya giderler. Yiğit ona "Arkadaşk" kitabını verir. İrem ne Deniz'e birşey söyleyebilir ne de Yiğit'e.. Yiğit'ten etkilenmeye başlamıştır.

Ertesi gün Deniz'in kardeşi Pırıl derginin yakınındaki bir cafeye gider. Tesadüf sonucu Yiğit kızın masasına oturup defterinde yazan ismi görür. Yiğit kızı Deniz'e benzetir ve sorgular. Tam o sırada içeri Deniz girer ve kız ona bakarak "İşte ablam geldi" der

No:309 Dizisi 5. bölüm özet. Lale Onu'dan ayrılıyor mu?

Pelinsu nişanı basar. Rezalet çıkar. Onur'un ailesi kızı alıp götürür ve gerekli açıklamayı yaparlar. Çok kızgın olsa da imkanlardan ve paradan ayrılmak istemediği için Onur'dan da ayrılmaz. Onun evlenip boşanmasını bekleyeceğini söyler.

Doktor Onur tesadüf eseri Lalelerin çiçekçiye gelir ve ortak bir sürü yönlerinin olduğunu öğrenir. platese çağırır. Bunu duyan Onur biraz kıskanır ve Çocuğumun nereye gittiğini bilmek istiyorum" der. Onur da spor salonuna gelir ve doktorun ona yakın davranmasına uyuz olur. Lale de Onur'un vücuduna bakıp dedikodu yapan kızlara nişanlı olduğunu söyleyip çocuğun koluna girer

Kurtuluş bütün parayı at yarışına yatırıp kaybeder. Kayınçosunun şirketine gider. Erol ile karşılaşır ve onun adres sorma bahanesiyle mahalleye geldiğini hatırlayıp şantaj yapar. Kurtuluş Erol'un şöförü olarak işe başlar.

Babaannenin ısrarıyla ertesi gün Lale ile nişan bohçası alışverişine çıkmaya karar verirler. Erol'un karısı alışveriş sırasında bu akşam yemek var. Eşler de gelicek diyince babaanne Lale'yi dacet etmek zorunda kalır. Yemeğe Lale de gelir. Erol'un karısı selfi çekip paylaşınca Pelinsu da resmi görür ve çok kızar. Lal'ye gidip "Bebek doğunca Onur'u da bebeği de bir daha asla göremeyceksin" der. Lale üzülür, sinirlenir ve Onur'la buluşup "Bitti. Beni de bebeği de bir daha asla göremeyceksin" der. Yüzüğü bırakır, arkasını döner gider.