Comments

{getPosts} $results={3} $type={comments}

15.08.2016

Seviyor Sevmiyor 5. bölüm özet. Yiğit ve Deniz yakınlaşıyor.

Yiğit geçen bölümün sonunda kullandığı ağır ilacı aç karnına içtiği için ağır gelmiş ve bayılmıştı. Tuna onu Deniz'in yardımıyla sırtında otel odasına kadar taşımıştı. İçeride telefonunu unutan Deniz odaya çocuğun eskiden kullandığı şifresini deneyerek girmişti. Puzzle.a bakarken Yiğit ona seslenince tabloyu yere düşürmüş; kırılan camlara basacakken geri geri gidip çocuğun kucağına düşmüş; camları toplamaya çalışırken de elini kesmişti.

Tuna kendisine şaka yaptığı bir an ona bağırınca çocuk ona "Seni kardeşime benzettim" diyince terslemiş; sonrasında ise 6 yaşında öldüğünü söyleyince kalbini kırdığı için üzülmüştü. fakat sonradan öğreniriz ki megerse kardeşim dediği köpeğiymiş :)
Bu arada İrem'in çalıştığı otelde suit odayı 1 yıllığına peşin olarak ödeyen kişinin Tuna olduğunu öğrenir. Spor salonunda karşılaştığı Yiğit ile eve dönerken dergi çalışanı tarafından görülürler. Bu da şirkette "Yiğit'in sevgilisi var" dedikodularına yol açar. Deniz buna biraz üzülür ve durumu İrem'e anlatır.

Haftasonu üzerine yıkılan bir angaryayı yaparken; Yiğit'in odasına giren Deniz; patronuna yakalanır. Yakalanmadan önce ise Yiğit'in yaptığı telefon konuşmasını duyunca derginin kapanma ihtimali olduğunu duyar. Yiğit de duyduğunu farkedip kızı kimseye söylememesi konusunda uyarır. Gün içerisinde Yiğit Deniz'in karşıdan karşıya "Hücum" diye bağırarak geçtiğini görür.


Deniz'in sürekli birilerinin işini yaptığını farkeden Yiğit onu da iş verenleri de uyarır. Arkadaşları ile yemeğe giden Deniz, Yiğit'in yemek yemediğini farkedip ona sandich getirir. Yiğit de onun kesik olan parmağına yara bandı takmasına yardım eder.

İrem ev arkadaşı ve kapıldığı Yiğit arasında kalmıştır. Yiğit'i arayıp "Akşam buluşalım mı?" der. Planı nişanlısı rolü oynayan biriyle onu tanıştırıp kendisinden uzaklaştırmaya çalışmaktır. Tuna'dan 1 gecelik onun nişanlısı rolünü yapmasını ister. Çocuk kabul eder ve Yiğit'i beklemeye başlarlar.

Yiğit İrem'e ulaşmak için yola çıkar ama yağmur yağmaya başlamıştır. Yolda bir trafik kazası görür ve yıllar önce çocukken annesini kaybettiği trafik kazasını hatırlar. Bir çeşit tramva geçirir. Yol ortasında çöker kalır. Oradan geçmekte olan Deniz oradan geçerken onu görür ve yardımcı olur. Arabasına bindirip şöför çağırır ve oteline yollar. Hastalandığından haberi olan İrem onu ziyarete gider. Deniz de oraya ilaç getirmeye gider.

Kara Sevda 4.Bölüm. Aşıklar parsız bir gün geçiriyor. Olmaz Olsun

Eski günlerinde Nihan taksiye binmek için durdurunca Kemal taksiye devam ettirtiyor ve beraber otobüse biniyorlar. Sonrasında cafeye girmek istiyor kız ama Kemal onu durduruyor. Kız oranın resmini yapıyor Kemal gidip sahibiyle konuşuyor ve resim karşılığında ekmek arası birşey  alıyor. Gerçi Nihan sahilde kuşlara ekmeği atıyor ama beraberce yemeklerini yiyorlar. Böylece hiç para harcamadan bir gün geçiriyorlar. Arka fonda Sezen Aksu'nun 'Olmaz olsun' parçası çalıyor



Olmaz olsun cüzdanımda milyonlar 
Kalbimde sevgin oldukça 
Zenginlik, mal, mülk, para neye yarar 
Yanımda sen olmayınca 

Bazen neşe, bazen keder 
Hayat böyle geçip gider 
Tatlı günler, acı günler 
Bir yastıkta hep beraber 

Altın, gümüş, pırlanta 
Zümrüt, sedef, yakutla 
Kim mutlu olmuş dünyada 
Bir tek içten gülüş 
Bir tatlı söz, bir öpüş 
Sevdalı bir tek bakış yeter bana 

Altın, gümüş, pırlanta 
Zümrüt, sedef, yakutla 
Kim mutlu olmuş dünyada 
Bir tek içten gülüş 
Bir tatlı söz, bir öpüş 
Sevdalı bir tek bakış yeter bana 

Olmaz olsun tek dikilmiş ağacım 
Kalbimde sevgin oldukça 
Neye yarar olsa da altın tacım 
Yanımda sen olmayınca 

Bazen neşe, bazen keder 
Hayat böyle geçip gider 
Tatlı günler, acı günler 
Bir yastıkta hep beraber 

Altın, gümüş, pırlanta 
Zümrüt, sedef, yakutla 
Kim mutlu olmuş dünyada 
Bir tek içten gülüş 
Bir tatlı söz, bir öpüş 
Sevdalı bir tek bakış yeter bana 

Altın, gümüş, pırlanta 
Zümrüt, sedef, yakutla 
Kim mutlu olmuş dünyada 
Bir tek içten gülüş 
Bir tatlı söz, bir öpüş 
Sevdalı bir tek bakış yeter bana

14.08.2016

Rengarenk 3. bölüm özet. Renk Can'a yalan söylemeyi sürdürüyor.

Renk Can'a gerçekleri söyleyemez. Can hastanede kalmak istemediği için kaçar. Kaçarken eski yapımcısına yakalanmak istemeyen Renk dolaba girip öpüşme taklidi yaparak kurtulur. Can'ın evine giderler; yemek yiyip dertleşirler. Arada Can sanki birşeyler hatırlayacak gibi olur. Can kendisini Renk'e kapılmamak için zorlamaktadır.

Can'ın kız kardeşi Derin; Sarp'la karşılaşmanın ama selfi çekememenin sıkıntısındadır. Can'ın babası oğluna yalan söylediği için rahatsızdır. Onunla biraz konuşur. Ertesi gün otelde Pars ile beahc voley oynarlar. Haftasonu clube gitmek için sözleşirler.

Renk kızlarla; Can erkek arkadaşlarıyla buluşur. Kızları takip eden Aras; Renk'e  yalancı bir şahitle konuşturtur. Ama kız yine de ona kesin dönüş yapmaz.

Ertesi gün senaristten senaryo yazmasını ister. Ama kız yazamamanın sıkıntısındadır. Kendi kendine söylenirken yolu Can'ın cafeci arkadaşına düşer. Can'ın filozof diye takıldıkları arkadaşı; kız kardeşe Derin'e hala aşıktır.

Can ise yeni doğurttuğu bir tayı görmeye gidince Renk de onun peşine takılır. Orada onu tanıyanlar olunca bisiklete atlayıp kaçar. Can da peşinden gider.

Renk'in annesi Zeynep kızının rolüne talip olur. Herkesin ortasında kızının rolünü oynayıp sinir krizi geçirir. Onu teskin eden Aras; kızıyla ayrıldığını söyleyince onları barıştırma sözü verir. Aras ertesi gün Zerrin anne için basın toplantısı düzenler. Orada Aras ile barışık olduklarını söyler. Babası annesini aldattığı için Aras'ın da onu aldattığını sandığını söyler.

Renk tam Cana kendisiyle ilgili gerçekleri söyleyecekken Can'ın eski eşi kefil olduğu arabayı ödemediği için ona haciz yollatır. Can arkadaşlarını arayıp durumu anlatmaktayken Renk gelir ve sadece"Ben sana yalan söyledim" kısmını söylemiş olmasına ragmen kızı evden kovar.









  

Yüksek Sosyete 8. Bölüm. Ece'den itiraf "Ben Mert'e Aşığım"

Geçen bölüm asistan diye seslendiği Mert'i öpen Ece; sonrasında olaydan çark eerek "Bu gece hiç yaşanmamış sayalım" diyerek eve kaçmıştı. Üzerine bir de temizlik yapan kıza Mert "Aşağıda öptüğün yerde bekliyorum" diye mesaj atmıştı. Ece de onu görmek için gizlice aşağı iner. "Kuzu musun sen ya?" diyerek uzaktan çocuğa bakarken sonrasında karanlıkta varili devirince Mert'e yakalanır. Çocuk "Niye kaçıyorsun benden? Niye çocuk gibi davranıyorsun?" dese de net bir cevap alamaz ve evsahibi hacı amcaya seslerini duyuracak kadar seslerini yükseltirler. Sonra adamın ışıkları yanınca kaçarlar.

Mert Ece'yi duvara yapıştırıp gözlerinin içine bakar. Ece ondan onu öptüğü için özür diler ve unutalım alanları, arkadaş kalalım der. Mert ise"İzi kalmaz sanıyorsun dimi? Oysaki kokun üzerime sinmiş. Bu gece bana nasıl baktığını, nasıl güldüğünü, beni öptüğünde kalbimin nasıl güm güm attığını unutayım mı? Hiç mi birşey hissetmedin beni öperken? diye sorunca kız hislerini inkar eder. Peki nasıl hissediyorsun yanımda; peki ben yok olsam özler misin beni? Peki bir tane geçerli sebep söyle benden kaçman için" diyince çocuk dinlemeye geçer. Kız "ben daha düne kadar Mert'e aşıktım; biraz zaman olsa".. dediğinde Mert "Sana sabaha kadar müsade. Kararını ver. Ama eger bir daha benden kaçmaya çalışırsan bir daha asla bu geceki adam olmıycam Ece" der. 

13.08.2016

No: 309 Dizisi 9. Bölüm. Lale ve Onur birbirlerini kıskanıyor

Buray'ın 'Sen Sevdamısın?' parçası eşliğinde bir Onur ve Lale kıskançlık klibi izliyoruz.
Pelinsu Onur'a hasta olduğu yalanını söyleyip yanına çağırmıştı. Ama amacı onunla romantik bir yemek yemek ve tekrar hayatına girmekti.  Onur kızın bu planından haberiz evine gitmişti. Lale bu olanlardan Filiz sayesinde haberdar olunca hızla tabletini açıp kızın sosyal medya hesaplarında fotograflara bakıyor ve kendi kendine söyleniyor. Önce Pelinsu'ya sonra ona yalan söylediğini düşündüğü Onur'a saydırıyor.

Onur da kendi odasında Lale'ye söyleniyor. Kız onun yanından ayrılmış ve sergiye gitmişti. Sergiden çıkışta doktor Onur ile karşılaşmış ve birşeyler içip dertleşmişti. Onur bu durumdan haberdar olup sanki Lale doktoruyla buluşmuş gibi algılayıp kıskanmıştı. Bu yüzden evinde söyleniyor. Sonra da hesap sormak için Lale'yi arar. Lale de anca mı aklına geldim açıpta yalanlarını mı dinliycem der ve kendi kendine trip atıp telefonu açmaz.
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

N'olur Ayrılalım 5. bölümüyle ekranlara veda etti.

Cuma akşamları Fox Tv de yayınlanan ve oldukça yüksek izlenme almasına rağmen reklamcı bulamadığı için final yapma kararı alan Nolur Ayrılalım ekranlara veda etti.  İzleyenleri de şok oldu.
Dün akşam ekrana gelen bölümüyle dizi final yaparak ekran macerasını sonlandırdı. Rakibi olmadığı cuma akşamları tek dizi olarak yayınlanmasına rağmen dizi yapımcılarını mutlu edememiş ve yayın hayatı sonlandırıldı. Başrollerinde Nilay Duru, Aras Aydın, Gürgen Öz, Nilperi Şahinkaya ve Aray Ayaz yer aldığı dizi güçlü kadrosuna rağmen ekranlara tutunamadı. 

12.08.2016

Aşk Laftan Anlamaz 7.Bölüm. Murat Hayat'ı hastanede ziyarete geldi

Murat asistanından Hayat'ın kaza yaptığını öğrenince koşarak hastaneye gelir. Onu ilk Aslı görür ve konuşmaya başlar. Murat hemen kızın nasıl olduğunu sorar. Arabanın hurda olduğunu, Hayat'ı Allah'ın koruduğunu, arabayı neden aldı, nereye gitti bilmediklerini söyler. Odayı tarif edip uzaklaşır. Murat tam odaya girecekken bu sefer de odadan çıkan İpek ile karşılaşır. İpek ona ağır laf sokup içeri almak istemez. Murat ısrar edince Hayat'a sorarak içeri alır.

Murat; Hayat'ın odasına girer. "Geçmiş olsun. İyi misin gerçekten? Kaza nasıl oldu?" der.Hayat "Dalgınlığıma geldi. Kazanın sizinle alakası yok. Ehliyetim var ama tecrübem yok. Kazanın sizinle alakası yok. Buraya kadar geldiğiniz için teşekkürler Murat bey" der. Murat da "Peki. Tekrar gemiş olsun Hayat hanım" der ve kalkıp gider. Murat çıkmadan önce bir şey söyliyecek gibi duraklar geri dönüp bakar ve sonunda çıkıp gider.


Kaçak Gelinler. 'Sensiz ben' mahvolmuşum

Hülya'nın peşinden gittikleri şehirdışında Şebnem sarhoş olur ve Selim'in omzuna kafası düşer. Çocuk onu odaya götürür yatağa yatırır. Kızı seyreder. Kendisi de koltuğa geçip kızı seyretmeye başlar. Özgür ise "Akif Tatlıcı" olmuş, yeni kimliğine bakıp ağlamaktadır. Çünkü Almila'ya yine de yaranamamıştır. Almila da evde Kainat'ın kucağında yatmaktadır. Kız arkadaşınn saçını okşar.

Otelde tek başına yatakta yatan Şebnem gökgürültüsünden korkarak Selim'in yanına koltuğa gider ve onun omzunda uykusuna devam eder. Can da Kainat'la söyledikleri şarkının montajını yapmaktadır. Sonra kıza sms olarak atar. Kız izleyip gülümser.



Sensiz Ben 

Ne kağıt kalemsiz olmayı bilir ne de ben sensiz kalmayı 
Neden bir dert biter diğeri gelir ateştir bu iyi bilir yakmayı 
Kuşları anladım da senin kanatların yok nasıl uçtun da gittin 
Kırık cam misali hatalarım acıtır seni böyle mi kaybettim 

Bul beni kaybolmuşum izim silinmiş dilim suskun susmuşum 
Bak bana mahvolmuşum senden kendimi almayı unutmuşum 
Bul beni kaybolmuşum gecem günüme karışmış bir hoşum 
Sanma ki sarhoşum ne var ne yoksa yıkıldı içimde bomboşum 
Sensiz ben bomboşum 

Ne gün güneşe doymayı bilir ne de ben sana bakmayı 
Uyutsun gece beni sevmesem de sensiz hayaller kurmayı 
Dikenleri anladım da senin çiçeklerin vardı nasıl soldun da gittin 
Fırtınam oldun yıkıldım ben söyle seni böyle mi kaybettim 

Söz-Müzik : Gökhan Mandır 
Düzenleme : Gökhan Mandır, Hakan Ünalan, Kaya Sevinç

Yüksek Sosyete 8. Bölüm. Şok Eden Final Sahnesi

Mert kurulun toplandığını ve sunum için onu eklediklerini görünce panik olup kaçar. Kerem parka onun yanına gelir. Çocuk da ona Ece ile ilgili sıkıntılarını anlatır. Kerem onunla dalga geçer. "Vay be seni de süründürecek kızı bulduk ya.. Helal olsun Ece'ye. Senin ahını aldığın kızları yaşına bölersek; bir o kadar daha sürünürsün" Gece uyuyamadığından bahseder. Kerem de Cansu'ya aşık olduğunu ima eder. Mert Kerem'e Ece'nin kendisini öptüğünü anlatınca Kerem afallar. "Ece sana aşıksa Cansu ile aramızdaki tek engel; Mert Çalhan yalanı" der. "Onunla beraber olacaksam ona yalan söyleyemem. Cansu'ya bütün gerçekleri anlatıcam" diyip gider.

Mert arkasından seslenir. "Kerem. Bak yakarsın ikimizide. Yok yapmazsın sen. Yakacaksın ikimizide" der ve Kerem'in arkasından koşturur. O anda Kerem çöpleri atan Cansu'yu görür ve yanına gider. Kızın yanına gidip ellerini tutar ve "Cansu dün gece yaşananların hepsi grçekti. Hani sen dün gece bana Kerem dedin ya. Ben gerçekten.." diye konuşurken Mert caddeye fırlar. Sağa sola bakmadığı içinde oradan geçen bir araba ona çarpar ve çocuk caddeye düşer.

Hayat Sevince Güzel 8. Bölüm. Şıpıldak Şenliği'nin en güzel kızı Zarife!

Bu bölümde Şıpıldak köyünde şenlikler yapılmaktadır. Gün sonunda güzellik yarışması da yapılır. Geçen senenin birincisi Zarife'nin kardeşidir ve tacıyla jürinin yanında oturmaktadır. Bu yılki adaylar sırayla sahneye çıkar.  En alımlıları Barış'ın eski sevgilisidir. En son podyuma Savaş'a inat olsun diye yarışmaya giren Zarife çıkar.

Kahveci sunucumuz jüriden aldığı zarftan sonuçları okumaya başlar. Dördüncü kız kardeşler, üçüncü karavancıların kızı, ikinci alamancı Zeyno.. Birinciyi herkes heyecanla beklerken; konuşmayı bile dinlemeyen Toprakların Zarife seçilir. Alkışlar arasında tacını takacaklarken "İstemiyorum ben" der ve takmaz. Karavancı baba tacı kapıp kaçar.


Şahane Damat 6. Bölüm. Mehmet ve Melike'nin nişan sahnesi

Tahsin; Melike'ye jest olsun diye nişan elbisesi almıştı. O elbiseyi seçerken Cennet de başka altın sarısı abartılı bir elbiseye bayılır. Tahsin kıza kıyamayıp o elbiseyi de alarak sürpriz yapıyor. Nişan gecesi Cennet Tahsin'e yalnızken teşekkür eder. Tabi kendi tarzında "Hani beğenmemiştin? Hani göz çıkarıyordu tırıvırıcı?" Tahsin gülerek "Her durumda çıkıyor o göz sıkıntı yok. bari gönlün olsun dedim" diyince kız Tahsinee vurarak teşekkür ediyor sonra koluna girip mekana yöneliyorlar.

Mehmet ve Melike nişan kıyafetlerini giyip evden çıkıyorlar ve birbirlerini görüp etkileniyorlar. Melike ve Mehmet tacın altında durup önce misafirlere sonra birbirlerine bakıp el ele tutuşup alkışlar arasında iniyorlar. Hayati amca bir konuşma yapıp kurdeleli nişan yüzüklerini takıyor.

No: 309 Dizisi 9. Bölüm. Lale hormonlarından şikayetçi

Lale ve Onur restauranttayken yan masaya bir erkek bebeği olan aile gelir. Lale hemen bebeği sevmeye gider. Kucağına aldığında bebek ağlamaya başlar. Onur Lale'ye "Bence çocuk seni çok sevmedi Lale" der. Hay demez olaydı. Lale hormonları yüzünde bir paronoyaya düşer ve "Sevmedi dimi? Ya benim çocuğumda beni sevmezse ne olucak" Onur "Ya şaka yapıyorum. Yok öyle bir şey. Bir kere çocuğun annesi sen olacaksın; öyle bir ihtimal var mı?" Lale'nin gözleri dolmaya başlamıştır bile "Ama gerçekten ya sevmezse beni." Onur "Anneler bebeklerini 9 ay karnında taşıyor. Besliyor büyütüyor bakıyor. Bebeğin annesini sevmeme ihtimali bence yok" diyince Lale bu sefer de "Ha zorunda olduğu için sevecek yani beni" demesin mi? Sonra ağlamaya başlıyor "Yok yok ben anladım. Ben iyi bir anne olamıycam. Gerçekten iyi bir anne olamıycam. Ben 3 ay karnımdaki bebeği farkedememişim. Babasını da doğru düzgün seçemedim zaten"

Onur bu laf üzerine bozuluyor ve "Bu biraz ağır olmadı mı?" Lale sözünün arkasında "Ağır falan olmadı. Onur bak sen çok iyi biri olabilirsin. Ama sonuçta biz birbirimizi sevmiyoruz anladın mı? Bu bebek aşk bebeği olmıycak. Sence bunu hissetmiyor mu sanıyorsun? Hissediyor. O yüzden ben iyi bir anne olamıycam. Ben hissediyorum bunu. Teselli etmeye çalışma beni." Onur uzanıp kızın elini tutuyor ve "Sen şuan kendine haksızlık ediyorsun. Çok iyi bir anne olacaksın. Belki hislerimiz diğer anne babalar gibi olmayabilir ama bu çok iyi anne baba olmıycaz anlamına gelmeyebilir. Ben seni seviyorum. Çok saygı duyuyorum. Sen bir kere çok akıllı; ayakları yere sağlam basan; hayat dolu bir kadınsın. Senin şu yaptıkların bile; şu ince düşüncen bile; ne kadar mükemmel bir anne olacağını gösteriyor. Bizim bebeğimiz gerçekten çok şanslı." diyip kızın elini öpüyor. Lale "Teşekkür ederim valla. Hormonlar yüzünden oldu"diyince Onur da bıyık altından gülerek "Bu künefeyle lahanayı aynı anda isteten hormondan herşey beklenir"


Yüksek Sosyete 8. Bölüm. Ece'den itiraf "Kendimi Kaybettim"

Geçen bölüm sonunda Mert Ece'nin sokağına lamba diktirtmiş; Ece de bundan etkilenip asistanı öpmüştü. Şuan izleyeceğiniz video o sahnenin devamı.. Mer kız öpmeye devam ederken Ece onu durdurur. Mert ne olduğunu anlayamaz. Kız "Yapamam ben" diyince çocuk kızı kendine doğru çekip "Ece"diyor. Kız naz yapıyor sanıyor. Ama kız ısrarlı "Yok. Yapmamalıydık. Böyle bir şey hiç olmadı tamam mı? Yani unutalım bun. Ben kendimi kaybettim. Kusura bakma" Kız bunları söylerken Mert'in yüzündeki hayal kırıklığı ve kızı anlamaya çalışmaları görülmeye değerdi. Sonra onu bırakıp giden kızın arkasından seslenir ama kız çoktan koşarak yukarı evine çıkmıştır.

İçeri girincede "Ne yaptın Ece sen ya. Niye öptün çocuğu?" diyip elini dudaklarına götürür. Kendini kaptırdığını fark edince de "Ay unut unut. Olmadı böyle birşey" diye kendine tekrarlayıp durur.


11.08.2016

Yüksek Sosyete 8. bölüm özet. Cansu ve Kerem'in arasındaki tek engel: Mert Çalhan

Cansu ve Kerem beraber geçirecekleri 'tek bir gece' için hazırdırlar. Kızın da isteği üzere onu sessiz sakin bir yere yani Derince'ye götürür. Kız oraya da kurduğu hayale de bayılır. Sonra deniz kenarında bir balıkçı kulubesinde sabahlarlar. Balıkçı isimlerini sorduğunda daha önce anlaştıkları gibi "Mert ve Cansu" demezler. Kız adına Aslı diyince balıkçı da şaka ile o zaman sende Kerem'sin herhalde"der. Kerem için bu bir işarettir.  İkili artık birbirlerinin hislerini bilecek ama önlerindeki engeller yüzünden eskisi gibi davranacaklardır.

Ece ise Mert'i öpmesinin ardından geri vites yapar ve "Herşeyi unutalım; arkadaş kalalım" der. Mert kıza sabaha kadar zaman verir. "iyice düşün taşın. Eger hayır dersen hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" der. Mert; kızın kapısının önünden gitmez ve arabada yatar. Sabah araba ile kızın otobüsünün önünü keser ve cevabını sorar. Kız istemediğini söyleyince iş yerinde karşılaştıklarında selam vermez hatta kızın gözünün önünde başkasıyla ilgilenir. Kız kıskançlıktan geberir.

Süreyya metres Işıl'ın düğüne gelmesinin acısını kocasından çıkartır ve adamı evden kovar. Işıl da düğünden kovulmasının hıncını Metin'den çıkartır. Eger bebeği nüfusuna almazsa bir daha ne kendisinin ne de kızlarının yüzünü göremeyeceğini söyleyerek evinden atar. Adam geceyi otelde geçirir.

Cansu'nun abisi kozmetik skandalı olayında ablasından bulduğu yalancı şahidi geri çekmesini ister ama kız "Neden bahsettiğini bilmiyorum" diyince o da elindeki kozu oynar. Kasasında sakladığı bu yanlış kozmetiğe onay veren kişinin ablası olduğunu gösteren belgeleri imzasız şekilde ablasına yollar. Abla deliye döner. İki kardeş restleşirler.

Bedia sultan avukat Levent'i arar ve kahvaltıya çağırır. Süreyya ile ilgili gelişmeleri öğrenip "Süreyya'nın hayatı çok karışık. Onun kafasını karıştırma" diye ikaz eder. Derneğe gidip Levent'in projesine kaynak sağlıycak bir bağış yapar. Süreyya da Levent'le konuşmak için onu derneğe çağırır. Aralarındaki çekime yakalanmamak için Süreyya yine mesafeli konumuna geri döner.


Mert o gün kurul toplantısı olduğunu unutmuştur. Yorgunluk ve kafa karışıklığıyla zaten Kerem'in hazırladığı sunumu bile yapamaz. Zaten sürekli babaannesi onu aramaktadır. Ne yapacağını bilemeyerek parka kaçar. Kerem Mert'in kurula girmediğini öğrenince onunla konuşmaya parka gider. Babaanne de torununun dün akşam düğüne gitmediğini bugünse kurula katılmadığını öğrenince fenalaşır. Onun yardıma Ece koşar. Restauranta oturtur ve iki tatlı üzerinden Kerem ve Mert arasında seçim yapamamasını anlatır. Kadın ona Mert gibiolarak anlattığı tatlıyı yemesini tavsiye eder.

Ece Mert ile ilgili kendisini kötü hissettiği için Cansu'ya şartlı bir sarılma yapar. İki arkadaşın arasındaki buzlar erimektedir.

İki erkek dertleşirken Mert Ece'nin kendisini öptüğünü söyleyince mutluluktan havalara uçar. Kız işe aralarında sadece "Mert Çalhan" olduğu yalanı olduğunu düşünüp gerçeği Cansu'ya söylemek için restauranta koşturur. Mert de "Oğlum delirdin mi? Yakıcaksın ikimizi de" diye kışturur. Ve tam Kerem gerçeği söyleyecekken Mert dikkatsizce onlara doğru adım atınca ona araba çarpar.

Kaçak Gelinler. Özgür herkese sms ile müjde veriyor. Acaba?

Selim masasında sıkıntıdan ataçlardan zincir yapmış. Telefonuna Özgür'den sms gelir "Sonunda evet dedi. Beraberiz" Selim bu habere seviniyor. Can parkta bir bankta oturuyor. Ona da aynı sms geliyor. Hatta Önder'e de sms atıyor. Görmemişliğin bu kadarına da pes denir herhalde. Klibe Cem Özkan'ın 'Acaba' parçası eşlik ediyor



Ne yaşandıysa yaşandı,elimde sadece anılar Kaldı. 
Elde kalanlarla yaşamak çok zor, hatta İmkansız... 

Kapanmamış bir sürü yara, cevapsız sorular aklımda? 
Oturmuşum bir köşede merak ediyorum! 

Acaba sende beni benim seni düşündüğüm kadar düşünüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni özlediğim kadar özlüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni düşündüğüm kadar düşünüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni özlediğim kadar özlüyor musun ? 

Hâlâ... 

Yaşananlar yaşandı, elimde sadece anılar Kaldı. 
[ kaynak: http:&&sarki.alternatifim.com&goster.asp?ac=201876 ] 
Elde kalanlarla yaşamak çok zor, hatta imkansız... 

Kapanmamış bir sürü yara, cevapsız sorular aklımda? 
Oturmuşum bir köşede merak ediyorum! 

Acaba sende beni benim seni düşündüğüm kadar düşünüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni özlediğim kadar özlüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni düşündüğüm kadar düşünüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni özlediğim kadar özlüyor musun ? 

Hâlâ... Hâlâ... Düşünüyor musun? 
Hâlâ... Hâlâ... Özlüyor musun? 

Acaba sende beni benim seni düşündüğüm kadar düşünüyor musun? 
Acaba sende beni benim seni özlediğim kadar özlüyor musun? 

Acaba sende beni benim seni İstediğim kadar istiyor musun? 

Acaba sende beni benim seni sevdiğim kadar seviyor musun?