Comments

{getPosts} $results={3} $type={comments}

14.10.2016

Bodrum Masalı 8. bölüm özet. Ateş ve Alara ayrılıyor mu?

Şule'nin Ateş'e annesi ve Faryalı'nın eskiden sevgili olduğunu söylemesinin ardından Ateş oğlanı kimse tutamıyor. Önce annesiyle tartışan Ateş sırasıyla Su, Aslı, Alara, Kelebek ile tartışır.

Su sabah Alara ile buluşup Ateş'in öğrendiği gerçeği anlatır. Alara Ateş'in kafasını dağıtmak için babasından aldığı ev harçlığı ile onunla gezmek için jeep kiralar. Ertesi gün Alara'nın doğum günüdür. Cahit bey ve Uzay plan yapar. 3 bin kişinin katılacağı bir parti düzenler. Alara'yı sürpriz partiye getirme görevi Rana'nındır. Rana kızdan doğum gününde beraber olma sözünü alır

Tayanç kendisini oyuna getiren Gözde'nin sevgilisini bulmayı kafasına koymuştur. Cahit ve karısından yardım ister. Evren Gözde'den hotelin satışına Faryalı'yı ikna etmesi için Ateş'le konuşmasını ister

Kelebek Su'ya bu bölüm pek yüz vermez. Hatırlarsanız geçen bölüm onu güldürmeye çalışmak için dans etmiş ama kızdan azar işitmişti. Bu bölüm Kelebek Yıldız'ın bakımını üstlendiği hastaneye yatan hasta kız ile tanışır ve onunla zaman geçirir.

Cenk kendisine hiç yüz vermeyen Su içim motor ve arabasını satarak yurtdışında istedikleri okul için para sağlar. Su çocuğun bu jesti karşısında Su adeta kendinden geçer.

Aslı ise Evren ile Gözde'yi beraberlerken gördüğü için kafası karışıktır. Olanları kimseye söyleyemez ama söylemesi mi gereklidir onu da bilemez. Ateş ise kıza sürekli bağırmaktadır. Yiğit kıza Alara'dan aldığı nasihatlerle yanaşmaya çalışır. Aslı Ateş'e olan kızgınlığıyla randevu teklifini kabul eder. Ateş Alara ile dolaşırken Aslı'yı görür ve şok olur.

Faryalı Ateş'e bunları söyleyenin Şule olduğunu öğrenince kadınla tartışır ve kadın gider. Evren ona Faryalı'ya dönmesi gerektiğini dönebilmesi içinse kendisini ele vermesi gerektiğini söyler. Plan işe yarar. Şule otele geri döner.

Ateş annesinden uzaklaşırken Evren'in ve Gözde'nin yönlendirmeleriyle Faryalı ile tatışır. Faryalı'dan oteli satmasını ister. Adam Ateş'i dedesinin mezarına götürür ve vasiyetini anlatır. Faryalı Ateş'e önceden olanları anlatmadığı için kendini suçlu hissetmektedir. kelebek abisinin yanında durur ve onu teskin eder.

Alara ve Ateş doğum günü gecesini annelerinin evde olmamasından yararlanarak evlerinde geçirmek isterler. Uzay kendi organize ettiği partiye haberi olmadığı için gelmeyen Alara'ya partiyi götürür. Alara'nın anne ve babası ve yüzlerce kişi kızın evine gelir. Ateş'in orada olduğunu gören Cahit delirip hakaretlerinin ardından Ateş'e iki kez vurur. Ateş de Alara'nın sakinleştirme çabalarına ragmen kızın babasına yumruğu çakar. Soluğu nezarette alır.

Bir polis Ateş'i dışarı çıkarmak için gelir. Çocuk sabah savcıya gidecekken nasıl olup da dışarı çıktığını anlıyamaz. Birinin komiserin arkadaşı olduğunu ve kendisine kefil olduğunu öğrenince bunun babası olduğunu zanneder ama dışarı çıktığında karşısında Faryalı vardır.




13.10.2016

No:309 dizisi 17. bölüm özet. Lale ve Onur tamamen ayrılıyor

Lale'yi doktor Onur 'un omzunda ağlarken gören Onur kıskanır ve sinirlenir. Ortam gerilince doktor gider. Onur o gece Pelinsu ile olanları kıza anlatır ama Lale inanmaz ve Onur'u kovar ve herşeyin bittiğini söyler. Onur da kızın kendisine inanmamasına gücenir ve küser.

Ailelere bittiğini söylerler. Pelinsu'yu şirkette ağzı kulaklarında gören Filiz barıştıklarını da duyunca Lale'ye gördüklerini anlatır. Lale Onur'a karşı iyice bilenir ve yeni bir hamle yapma isteğiyle Onurlara gidip eşyalarını toplamak üzere annesi ve ablasıyla harekete geçer. Onur'un annesi ne derse desin onları vazgeçiremez. İsmet babaanne duruma müdahale edip bu ayrılmayı 1 hafta ertelemelerini bu süre zarfında da görüşmemelerini ister. Herkes bu teklife "Tamam" der.

Fakat ne Onur ne de Lale bu hafta boyunca mutlu değillerdir. Sürekli birbirlerini düşünmektedirler hatta Onur işle ilgilenmemeye toplantıya bile gitmemeye başlar. Samet ve Kurtuluş onu konuşturup rahatlatmak isterler ve bir yere yemeğe giderler. Onur aşkını ve ızdırabını anlatır. Aynı anda da kız kardeşleri ve annesi Lale'nin içini dökmesine yardımcı olurlar. Kurtuluş ve Samet Onur'un suçsuzluğunu ispatlamak için o gece bardaki kayıtları alırlar.

Kurtuluş hem Nilüfer'e yeni parasını verdikleri galeriyi göstermek hem de Onur'u aklayan görüntüleri vermek için karısını iş yerine çağırır. Nilüfer de hemen kaydı Lale'ye götürür.

Bu arada Erol  japonlarla Onur ve Pelinsu'nun katılacağı bir yemek ayarlamıştır. Filiz Pelinsu ve Erol'un konuşmalarını dinleyerek bu bilgiyi Lale'ye aktarır. Lale Onur'un masumiyetini öğrenince nişanlısını kimseye kaptırmamak için hemen kızların yardımıyla hazırlanır ve Filiz'le o yemeğe gider. Kapıdan girer ve Pelinsu'nun gözlerine bakarak Onur'u dudaklarından öper.

12.10.2016

Hayat Şarkısı 25. bölüm özet - Dava sonuçlandı, Hülya aklını kaçırdı


Hayat Şarkısı 25. bölüm yine çok heyecanlıydı. Geçen bölümde Filiz'in açtığı annelik tespit davası aileyi sarsmıştı, en çok da Hülya'yı. Hülya Mehmet'i ondan alacaklar korkusuyla aklını kaçırmıştı ve gece herkes uyurken Mehmet’i de alıp evi terk etmişti. Sonra büyük bir panik yaşandı. Ama bayram Cevher her zamanki gibi tedbirini almış; Hülya ve bebek bulundu.

Süheyla ve diğerleri Filiz’in, Mehmet’ten başka bir bebek için Kerim’e dava açtığını zannediyorlar ve Hülya'ya acıyorlar, Kerim'e kızıyorlar. Kendi kendilerine plan yapıp
Filiz’le konuşmaya ve var olduğunu zannettikleri diğer bebeği görmeye gittiler. Neyse ki, bayram bey oraya da yetişti.

Mehmet'i DNA testi için hastaneye götürdüler.Test yapıldı.
Bu arada Hüseyin Filiz'in fikrini değiştirmek için ablasıyla görüşüyor. Kadın da oldukça hoşlandı Hüseyin'den. Bu arada bir akşam restoranda şarap içerken magazinciler tarafından gizlice fotoğraflandılar ve ertesi sabah gazetelere haber oldular. Evde kahvaltıda kıyamet koptu.

Melek de fotoğrafı görünce çok fena oldu. Oysa kızcağız Hüseyin'de vazgeçmemeye, onu beklemeye karar vermişti.

Davanın sonuçlandığını duydu Hülya. DNA testi sonucuna göre Mehmet'in nüfusunda anne hanesine Filiz'in isminin yazılmasına karar vermiş hakim. Anne baba evli olmayınca da bebeğin velayetini anneye veriyorlarmış, bu konuşulmuştu. Hülya mahkeme kararını duyunca delirdi. arabaya binip gitti. Mahir'den Filiz'in adresini istedi, konuşmakiçin kapısına kadar gitti.

Filiz de ablası ve avukatıyla sonucu kutlamak için dışarıya çıkıyordu. Hülya arabayı Filiz'in üstüne sürdü, "Geber" diye bağırarak.


11.10.2016

"Anne" dizisi yeni tanıtım fragmanı - Anne çok yakında başlıyor!


Dünyada üç tür insan vardır; kadınlar, erkekler ve anneler... Star TV'nin yeni dizisi Anne çok yakında başlıyor...
Tanıtım fragmanına göre, Melek annesi tarafından ihmal edilen ve şiddet gören bir çocuk. Cansu Dere'nin canlandırdığı karakter ise onun öğretmeni. Çocuğun hayatında bir şeylerin ters gittiğinin farkında. Melek tuvalette bayılmış;"Öğretmenim Melek tuvalette uyumuş" diyor çocuklardan biri.
"Vücudunda morluklar, yaralar var." diyor öğretmenlerden biri.

Annesine soruyorlar; "Hanımefendi, siz bunu daha ne kadar örtbas edeceksiniz" diye. "Sana ne diyerek" tepki gösteriyor kadın.

"Niçin kimse bu çocuğa yardım etmiyor, illa ölmesi mi lazım, birilerinin inanması için? diye tepki gösteriyor öğretmenler odasında bir kadın.

Deniz kenarında teknelerle çocuğu arıyorlar. "Allah sabırlar versin" diyorlar annesine.

Başka bir sahnede de öğretmen ve Melek çantalarını almış kaçıyorlar.



Kiralık Aşk'ın Yasemin'i Paramparça dizisinde


Dün akşam Paramparça dizisine yeni bir oyuncu katıldı. Kiralık Aşk dizisinin Yasemin'i Sinem Öztürk, Paramparça'nın oyuncu kadrosuna katıldı.

Kiralık Aşk'tan ani bir karar ile ayrılan Sinem Öztürk, Paramparça'nın 10 Ekim Pazartesi yani dün akşam yayınlanan 75. bölümünde diziye dahil oldu.

Gizemli bir karakter olarak ilk görüntüleriyle kimin nesi olduğunu pek anlayamadık. Bakalım bu yeni karakter ana kahramanlarımızın başına ne işler açacak.
Sinem Öztürk, kısa kahverengi saçları ile değişmiş olarak çıktı karşımıza.

Paramparça'nın yeni bölüm fragmanında yeni adının Selma Pak olduğunu öğreniyoruz. "Harun habis bir tümördür Cihan Bey" diyerek Cihan'ı uyarıyor.

10.10.2016

Tatlı İntikam 25. Bölüm - Son bir dans istiyor.


Sinan havuzun kenarından yürüyor ve kolundan tutup kızı çekiyor. Pelin "Napıyorsun? beni rezil mi etmeye çalışıyorsun?" Sinan "Hayır. Sadece dans etmeye çalışıyorum" diyince kız gitmeye çalışıyor ama Sinan onu kendine çekiyor ve dans pozisyonu alıyor. Sinan "Son bir dans" diyip kızın gözlerine bakıyor ve dans etmeye başlıyorlar. Sinan soruyor "Bütün bunlar beni kıskandırmak için mi?" Pelin "Kendini bu kadar önemseme" diyor. Ama dans bütün haşmetiyle devam ediyor. Barış sinirlerine zor sahip oluyor. Sinan "Bu gecenin yıldızı sensin" diyor. Pelin ise gayet acımasızca "Sen de gecenin kaybedeni" Sinan kızın gözlerinin içine bakarak "Bu tutkuyu Barış da hissedebiliyor musun?" diye soruyor. Pelin "Tutkudan önemli şeyler var. Herşey tutku değil. Onunla güvende hissediyorum" diyor. Bu laf Sinan'a ağır geliyor ve dansı bırakıp; Pelin'i bırakıp öylece çıkıp gidiyor. Barış alkışlayarak herkesin alkışlamasını sağlıyor.


Tatlı İntikam 25. bölüm özet. Barış ve Sinan için savaş başlıyor


Sinan'ın restaurantı satmama kararı Bülent'i de Pelin'i de allak bullak eder. Sinan bütün gücünü kullanarak Pelin'in içinde kendisine ait saklı olan ve inkar ettiği hisleri çıkartmaya çalışır. Pelin de Bülent de Sinan oradayken restauranta gitmezler.

Annesi oğlunun gitmediğine sevinse de yeni dostu Pelin'in annesi ona gelerek oğlunun kızından uzak durmasını istediğini söyler. Pelin'in annesi kocasının bunu öğrendiğinde kalbinin bu sinirli anı kaldırmıyacağını düşünerek endişelidir. Ama Rıza bey restauranta gidip Sinan'ı görür ve onunla sağlam bir konuşma yapar.

Bülent kendini eve kapatır. Bütün gün işe gitmeyerek maç seyreder. Başak onun için çok endişelenir. Marmaris'e yerleşme istiğini söyleyince kız bunun için çok erken olduğunu ve kendisinin böyle bir isteği olmadığını söyler. Bülent kendini aldatılmış ve kötü hisseder. Ertesi gün Simay'larda Sinan konusu açılınca Bülent çıkıp gider. Kocası için endişelenen Başak Sinan'dan yardım ister. Gerçekten de Sinan eski dostunu şıp diye bulur. Sinan neyi neden yaptığını anlatsa da Bülent "Bunların hiç birisi beni tam 1 yıl boyunca neden aramadığını açıklamaz" der ve gider. Hakan karısının işi bırakmadığını hatta terfi ettiğini öğrenir ama öğrendiğini belli etmez

Barış Sinan'a başka bir teklif götürür. Normal bir insanın kesinlikle göbek ata ata kabul edeceği bu teklifi Sinan kabul etmez ve reddettiğini Pelin ile Barış'ın başbaşa yediği yemekte söyler. Barış Sinan'ın yaptığı bu hareketi kendisine yapılmış bir hakaret sayar ve Filiya'nın hemen yanında muhteşem bir restaurant açmak için hazırlıklara başlayarak karşılık verir.

Pelin de Barış'ın yönlendirmesi ile Sinan'a dava açar. Restaurantın diğer kısmı için satın alacak parasının olması gerektiği bir dava.. Sinan bu dava kağıdını görünce kızın kapısına dayanıp tartışır. Sinan eniştesini de restauranta yanına alır

Pelin ise Barış'la denemeye karar verir. Barış onu ve arkadaşlarını evinde verdiği 'Yaza veda' partisine çağırır. Aynı zamanda bu partinin catering işini Sinan'a isim vermeden verir. Sinan ve ekibi partiye hazırlanır ve gittiklerinde Barış'ın partisi ve onun planı olduğunu farkederler. gece bütün konuklar geldiğinde Sinan ortaya çıkar ve müzisyenlerden bir parçayı çalmalarını ister. Pelin'i son bir dansa zorlar. İkili düğünleri için hazırlandıkları bu müzikte tutkulu bir dans ederler.

Barış çok öfkelense de belli etmez. Pelin de Sinan'a Barış'ın güvenli ve hüzünlü olduğunu söyleyerek moralini bozar. Sinan partiyi terk eder. Ama o gece ikisi de uyuyamaz ve Pelin'in isteği üzerine fenerde buluşurlar.

Bodrum Masalı 7. Bölüm özet. Ateş Faryalı ve Yıldız'ın ilişkisini öğrenir.


Gençler plajın açılışı için uğraşırken Ateş gündüz anne babasının durumunu anlatırken Aslı'nın umursamaz tavrı dikkatini çeker. Kelebek aile olayının Onun zayıf noktası olduğunu söyleyince Ateş de gün içinde kıza ailesi ile sorular sorarken Alara gelir ve tüm gün ve gece kıskançlıklar yapar. Ateş'in bir kankası Aslı'yı beğenmiştir ve Alara ikisinin arasını yapmayı kafasına koyar.

Su'nun annesinin babasını evden kovması ve boşanacak olmalarına bozuk olan moralini Kelebek düzeltmeye ona destek olmaya çalışır. Haydar amca gelip ortalığı karıştırır. Kelebek'i vurucam diye tutturur. En sonunda Kelebek'in tipinin ölmüş amcasına benzerliğini sağlayarak Kelebek'i Haydar amcadan kurtarırlar. Gece Su'yu eğlendirmek için Kelebek kızı dansa kaldırır. İkili bu danstan etkilenmiştir. İlk elektriklenme olur

Gündüz partiye Sökeli yanında adamlarla gelir ve "Parayı ödiyceksiniz" diye tatsızlık çıkarır. Cenk ortaya çıkar ve "Parayı ben ödiycem" der. Kelebek karşı çıksa da Su "O yaptı O ödiycek" der ve Cenk parayı öder. Cenk müzik olmadığı için şikayet eden müşterilere gitarıyla şarkı söyleyerek günü bir kez daha kurtarır. Ancak Su yine de Cenk'ten ayrılır.

Gece ilk dansı mekan sahibi yapsın diyince Ateş ortaya çıkıp Aslı'ya doğru yürümeye başlar. Kız kendisiyle dans edecek diye sevinirken çocuk yanından yürüyüp sevgilisine gider. Aslı çok üzülür. Durumu fark eden Kelebek Aslı'yı dansa kaldırıp eğlendirmeye çalışır.


Faryalı gece Yıldız'a "Kocan şöyle, kocan böyle. Onun yaptıkları ne olacak" falan diyince kadın Evren'den boşanacağını haykırır. Onu kızı duyar ve tepki gösterir. Faryalı ve annesinin ilişkisini bilmeyen ve babasını çoktan silmiş olan Ateş ise annesine boşanma konusunda tam destek vermektedir.

Yıldız'ın baktığı çocuklardan birinin tedavisi için para olmadığından durdurulunca Yıldız çok üzülür. Faryalı tanıdığı doktordan rica ederek hasta kızın masraflarını Bodrum'da karşılayacak bir hastane bulur. Yıldız habere çok sevinip Faryalı'ya sarılınca Şule de Evren ile buluşur. Evren Ona Ateş'in Faryalı ve annesi arasındaki eski sevgililik olaylarını bilmediğini ama bunu öğrenmesini istediğini söyler. Şule de ilk iş bunu Ateş'e söyleyeceğini söyler.

Evren Gözde'yi kıskandığı için ve Gönenç kadının hatırına otele müşteri yolladığı için Cahit ve Gönenç'in üvey oğlu Uzay'la iş birliği yapar. Evren kadının duşta olduğu bir an; telefonundan kendine kendisinden onun telefona mesajlar gönderir ve bu mesajları Uzay babasına gösterir. Gönenç Gözde'ye kızar ve hayatından çıkarır.

Alara evlerine gelen Evren bey ve Uzay'ın babası ile ortak bir iş çevirdiğini fark edip Ateş'e söyler. O da Aslı ile beraber babasını Uzay'ı falan arar. En son Uzay'ın evine gider. Alara salağı Ateş'in Ona kavga için geldiğini söylediği için Uzay hazırlıklıdır ve Ateş ile Aslı'yı adamlarının da yardımıyla bir odaya kapattırır. Orada Aslı annesiyle ilgili geçmişini anlatır. Kız çok küçükken kendisini terk eden annesi yüzünden sevilmediğini, istenmediğini düşünmektedir. Ateş onu teselli eder.

Gözde bu işi Evren'in yaptığını anlamıştır. Evren ile yüzleşir ama adam onu aşkına, kıskançlığına inandırıp öper. O sırada Uzay'ın serbest  bıraktığı Aslı ve Ateş Gözde'ye doğru gelir. Evin önünde Şule ile karşılaşan Ateş kadından annesi ve Faryalı'nın eskiden sevgili olduklarını öğrenir. Aslı ise tuvalete gitmek için Gözde'nin evine girer ve öpüşen Evren ve Gözde'yi görür.


9.10.2016

Seviyor Sevmiyor 13. bölüm özet. Tuna 'Deniz'le sevgiliyiz' diyor

Geçen bölümün sonunda Yiğit Deniz'den özür dilemiş sonrasında sarılmışlardı. Deniz sakin sakin gitmek istediğinde Yiğit onu durdurmuş konfetiler eşliğinde ve kıza yaklaşmıştı. Bu bölüm bu sahneden devam etti ve ikili küçük bir öpüşme gerçekleştirdi. İki tarafta bu öpücüğün tramvasını ayrı ayrı yaşar.

Deniz eve gittiğinde İrem onu sevgiye ve ilgiye boğar. Yiğit de İrem'i görmek için evine gelir ve tabiki Deniz ile karşılaşır. Öylesine uğramıştım dese de kızların üzerinde birbirlerinin resimleri olan tshirtler vardır. Yiğit şaşırır. O sırada kızlar birbirlerinin yardımıyla etrafta bulunan resimlerini toplarlar.

O sırada Deniz'e Tuna'nın bir ormana daldığı haberi gelir. Deniz Onu kurtarmak için ormana gitmek istediğini söyleyince Yiğit ve İrem de onunla gelir. Önce oklara sonra ağaca bağlı bir tuzağa düşerler. Yiğit tam onları iplerden kurtarmışken Tuna gelir. Arkasından da yasak avlanma yapan avcılar. Kahramanlarımızı ayrı ayrı kulübeye kapatırlar.  Deniz ve Yiğit'i; Tuna ve İrem'i beraber bağlarlar.

Yiğit Deniz'e ailesi ile ilgili sorular sorar. Kız da aklına gelen saçma sapan bir hikayeyi anlatır. Yiğit iplerden kurtulur ve hepsinin ufak tefek yardımları olan bir kaçış sergilerler. Tuna ormanda kalır. Gölgesi Ona gelip Onunla konuşur.

İrem'i tehdit eden Yiğit'in babası Teoman amca kızdan son bir kez oğluyla kendisi görüştürmesini ister. Deniz'in de yardımıyla bu buluşma sağlanır. Adam oğluna bir mektup verir. Mektubu yıllar önce annesi babasına yazmıştır. Mektupta kadın kocasını aldattığını yazmaktadır. Yiğit çok etkilenir.

Neşe'nin bilgisayarı kayıttadır ve o gece ikilinin öpüşmesini kaydetmiştir. Aynı gün Filamingo dergisinin 20.yıl balosu düzenlenecektir. Çaycı Gazi çalışanlarla ropörtaj yapar. Fakat bu görüntüler karışır. Deniz bunu farkedip görüntülerin bulunduğu hard diski çalmaya çalışır. Yanlış hard diski çalınca ne yapacağını bilemeyip Tuna'yı arayıp yardım ister. Tuna önce kabul etmese de sonra gelir.

Yiğit annesinin yalanını öğrenince İrem'e Deniz ile öpüştüklerini söyleyecekken barkovizyonda ikilinin görüntüleri oynamaya başlar. Deniz ve Tuna insanlar görüntüleri görmesin diye içeri motorsikletle havalı bir giriş yaparlar ve Tuna insanların ilgisini üzerlerinde tutmak için "Biz Deniz ile sevgili olduk" yalanını söyler.

Bu arada Gazi megerse Asena hanımın oğluymuş. Şirketten kendisine haber taşısın diye bu kılıkta dolaşıyormuş. 20. yıl etkinliğinde bunu da açıklamayı planlamaktaydılar.

Kiralık Aşk 55. bölüm özet. Defne acaba Pamir'i mi Ömer'i mi seçecek

Ömer ve Pamir şirketten aynı anda çıkar. Defne ile konuşmaya çalışan Ömer'e kız kendisini rahat bırakmasını söyler. Ömer bırakır ama az ilerde Pamir'in arabasına bindiğini bir davete beraber gitmek üzere olduklarını görünce kıskanıp delirir. Arabayla önlerini kesip kızı indirmeye çalışır. İnatlaşmaya Sinan şahit olup durur ve tarafsız bölge olarak Defne'yi alıp gider.

Geçmişi bilmeyen Pamir şaşkın, Defne ise üzgündür. Sinan'la Defne dertleşirken Ömer de Pamir'e aralarında olanları anlatır ama kuzeni yine de Defne'nin peşini bırakmayacağını söyleyip meydan okur. Neriman ve Koray akşam Pamir'e uğrayıp planın nasıl gittiğini sorar. Pamir de Ömer ve Defne'yi öğrendiğini anlatıp onlara anlatmadıkları için serzenişte bulunur. Sinan da Pamir'e uzak durmasını tavsiye eder ama adam Defne'yle olmak için ısrar eder. 

İso mahallede oynayan çocuklara bağıran bir adamla tartışır. Ayşegül ayakkabıcıya bir ayakkabı getirip tamir edilmesini rica eder. İso reçel karşılığında ayakkabıyı tamir eder. Ayşegül'ün kocası kavgacı, işsiz güçsüz bir tiptir. Lokantada Serdar'la arkadaş gibi davranıp bedava yemek yemektedir. İso'yu şikayet edip kavgalarından bahseder. 

Şirkette Seda'nın dikkati Sinan'ın üzerindedir. Gün içinde tartışırlar ama akşam Seda ağlarken onu görünce kadınla ilgilenir. Kızı ve eski kocasıyla ilgili olanları dinler. 

Şirkette Sinan Ömer'i hızlanması, çizmesi için sıkıştırır. Lojistik için toplantı yaparlar. Defne olayı çözmek için planlarını anlatır. Ayakkabıları üreten elemanlar yeni yerlerinden ayrılmak istemez. Sinan da o yüzden Necmi beyi arayıp buluşur ve ekiple konuşup geri dönmeleri için konuşmasını rica eder. Ustalar ertesi gün şirkete gelip Ömer ve Sinan'la konuşup işe başlarlar. 

Defne Ömer'e sakin sakin ne kadar acı çektiğini ve artık acı çekmek istemediğini ifade eder. Ömer umudunu kesip üzgün giderken Defne'nin odasında onun için özel bir kutunun varlığını öğrenir. Aytekin aracılığıyla aldığı kutuda kendisinin Defne'ye verdiği thsirtü vardır. Kendisine ait bir şeyi bu kadar özenle sakladığını anlayınca hale sevildiğini anlayıp sevinir

Ömer çizdiği ayakkabıları Sadi ustasına götürüp bırakır, sohbet ederler. Amcasını da arayıp ustaları geri döndürdüğü için teşekkür eder. Neriman sürekli barışmaları için baskı yapmaktadır. 

Lojistik için Defne'nin bir karar vermesi gerekmektedir. Ömer'in mi Pamir'in mi dediği gibi yapma konusunda gidip gelir. Bir şemaya ihtiyacı vardır. Defne Şükrü abiden alıp Ömer'in evinden getirmesini ister. Adam tamam dese de Ömer götürmemesini ister. Defne ise pres yapıp getirmesini ister. 

Nihan Defne'ye Ömer'e karşı hep pasif olduğunu, ondan korktuğunu ve sonunda hep onun dediğini yaptığını söyleyip gaza getirir. Ömer de korktuğunu ima edince adamın evine gidip karşısına dikilir. 

7.10.2016

İçerde 3. bölüm özet. İki kardeş iki düşman iki sırdaş.. Sarp - Mert

Sarp Mert'i öldürmemek için kendisini vurur. Celal'in adamı silah sesini duyup geldiğinden de ormandan çıkıp Mert'i kaçırdığını ve onun kendisini vurduğunu söyler. Adam Mert'in peşinden koşar ama bulamaz. Geri döndüğünde ise Sarp'a kızar ve yaralı halde onun yokuştan yuvarlanmasına neden olur. Ömer'i içine koyduğu arabayı yakar ve Sarp'ı da öylece yaralı bırakıp gider. Celal baba durumu onun anlattığı kadarıyla öğrenirken Mert arar ve "Adamın beni öldürüyordu. Sarp'ı vurdum kaçtım" der. Ama kaçmaz. Yolun az ilerisindeki Sarp'ın arabasını alıp Sarp'ı ona taşır. Çocuğu Alyanak'ın oraya yakın bir yere bırakır. Ama kimseye söylememesi için tembihler. Tam o sırada annesi de defalarca kez aradığı oğluna ulaşamayınca Alyanak'ın mekanına gider. Sarp o sırada Alyanak'ı arar ve vurulduğunu söyler. Adamlarını gönderip aldırır. Celal'i arar. Polikliniğe götürürler. Ameliyata alınır.

Polisler olay yerine gelir. Müdür adamlarına epey bir fırça atar.  Mert de ormanda Sarp'ın düşürdüğü resmi bulur. Ve arkasındaki yazılanları araştırmaya başlar.

Sarp'ın iyileşme sürecinde başında Melek kalır. İkili arasında tehlikeli bir yakınlaşma olur.
Kendine geldiğinde Celal ona ceza olarak karısı ve çocuğunu okula götürüp getirme görevi verir. Sarp'ı vuran elemanına kızar ve ceza verecekken vazgeçer. Sarp'ı annesi merak etmiştir. Mert'lede yemek yer. Akşam eve çağırır. Mert kendi hikayesini anlatır. Kadın da küçük oğlunu anlatır. Mert Umut'un müzik kutusu ile uyur.

Sarp gelecek olan Celal'in çok önemli misafirini öğrenmeye çalışır ama artık işi daha zordur çünkü Celal onun beceriksiz olduğunu düşünmektedir. Yusuf Müdür Celal'in mekanını basmaya gimektedir. Mert bunu kebapçıya haber verir. Yusuf'un getirdiği dinleme aygıtını Sarp'a verir. O da aygıtı bir yere bırakır fakat Celal olaydan işkillenir ve her yeri bir cihazla aratır. Bulduğu dinleme aygıtı ile Yusuf'la dalga geçer. Gizli kameralara bakıp aygıtı kimin yerleştirdiğine bakmaya karar verir. Bunu duyan Yusuf Sarp'a haber vermeye çalışır ama çocuk telefonunu duymaz.

Sarp kendine geldiği andan itibaren kardeşinin resmini sormaya başlar. Amiri olay yerinde olmadığını bulamadıklarını söyleyince gece oraya gidip resmi aramaya başlar. Onu takip eden Mert resmi Sarp'a gösterir. İki kardeş iki düşman pis pis bakışır



Yüksek Sosyete 15. bölüm özet. Kerem Cansu'nun kimliğini öğreniyor

Geçen bölüm sonunda Cansu Kerem'i arayarak çocuğa ondan uzak duracağını ama onu sevdiğini söyler. Fakat telefonun ucunda Sude vardır ve Kerem'in banyoda olduğunu söyler. Cansu bu duruma çok üzülür ve ağlar. Bu sefer annesi onu teskin eder. Kerem Cansu'nun sandığı eve gider ve ailesi ile ilgili bir şey oldu sanar.

Bedia babaanne Mert'in ağzından kızın ismini alamayınca bu kez de eski dostu müdür Uğur'dan Olivia'ya gidip kızın kim olduğunu bulmasını ister.

Cansu Ece'ye gidip Kerem ve Sude ile ilgili dün akşamki yaşananları anlatır. Kerem de Ece ile konuşur ve "Mert sana emanet. Sen Cansu gibi yapma. Birini seviyorsan tut elinden ve bırakma" der. Gaza gelen Ece; doğruca Mert'e yürür ve herkesin içinde Mert'i öper. Fakat babaannenin casusu Uğur bey onların öpüşürken resmini çeker. Kadın resmi görünce çok kızar.

Kerem anne babasına o gün Olivia'dan ayrılacağı için akşam evde ziyafet yiyeceklerini müjdeler. Mert de Kerem'e akşam sürpriz parti düzenlemek için uğraşmaktadır.

Süreyya ise Levent'in telefonlarını açmamasından ve onu görememekten şikayetçidir. Kocası Metin ona sürprizler yapmaktadır. Dernekte onun için onun sevdiği masa hazırlatır. Parasal yardım yaptıkları kadın Süreyya'yı arar ve onun gönderdiği parayı peşini bıraksın diye kocasına verdiğini ve zor durumda olduğunu söyler. Levent Süreyya'ya "Ya kocan ya ben" der. Süreyya "Hiç birinizi seçmiyorum. Kendimi seçiyorum" diyince Levent arabasına binip gider.

Magazin programına çıkmayınca editör açıp Işıl'a kızar. Işıl Metin'e gider ama adam onu oldukça bekletir. Metin Işıl'a kötü davranır ve bir daha beraber olmayacağını söyler. Işıl bebeği Koranların evine bırakarak kaçıp gider. Süreyya ve Metin şok olur.

Mert Kerem'in tekrar oraya dönmesi için verdiği paraların bir kısmını iş yerinde rehin tutar. Kerem para dolu çantayı kocasından kaçan kadına Cansu'nun annesi zannederek ve Cansu'ya söylememesi şartıyla ona verir.

Sude Cansu'ya gidip ortalığı karıştırıcı şeyler söyler. Ece de Mert'ten Cansu'yu partiye gelmeye ikna etmesini ister. Mert Cansu'yu ikna etmek için evine gider. Onun çıktığını gören Sude çocuğu takip eder ve Cansu'nun kim olduğunu görür. Parti de Cansu'nun kimliğini açıklar. Tam o sırada Cansu içeri girer ve Kerem ona artık ona karşı nefretten başka birşey hissetmediğini söyler.

Kerem sürpriz partisi güzel geçer. Mert Kerem ve kendisi ile ilgili gerçeği söyler. Bunu duyan bir çalışan oraya gelen Bedia hanım'a bunu anlatır. Kadın Kerem'e çok kızar ve kandırılmışlığının acısının ağzına geleni çocuğa söyleyerek çıkarır. Kerem de paraları kadının ve Mert'in gözü önünde aşağı atar.

Cansu da eve geldiğinde annesi ve babasının durumu öğrendiğini görür. Babası kızı odasına kilitler. Kerem eve gelir ve evde yemek yiyip kutlama yapacaklarını zanneden ailesine herşeyin bittiğini söyler. Artık Kerem de bitmiştir.

6.10.2016

No:309 Dizisi 16. bölüm özet. Lale olanları doktor Onur'dan öğrendi



Fox TV'nin yaz dizisi olarak başlayıp yüksek reytinglerle yeni sezonda da devam eden dizisi No:309, dün akşam yayınlanan 16. bölümüyle de hem komik, he romantik, hem de sürükleyiciydi. Geçen bölümde gece kulübü çıkışında Pelinsu ile birlikte gazetecilere yakalanan Onur bu bölümde durumu Lale'ye anlatmak için fırsat kolladı, ama bir türlü bunu yapamayınca, sonunda doktor Onur ondan erken davrandı ve Lale'ye anlattı.

Olay şöyle olmuştu, Onur, sarhoş olup kendini kaybeden Pelinsu'yu eve götürmek için gelmişti, tam çıkışta magazincilerin karşısında kaldılar. Pelinsu da "hala birlikteyiz" deyip sarılınca Onur çok zor durumda kaldı. Ertesi gün durumu açıklamak için Lale'lerin evine gitti ama durumdan haberdar olan Songül Onur'a çok kötü davrandı, onun kızıyla görüşmesine izin vermedi. Lale'nin de internetteki haberleri görmemesi için ellerinden geleni yaptı annesi ve kardeşleri.

Onur'un annesi aradı, Songül bir hışımla Onurlara gitti konuşalım derken iki kadın Betül'ün de ortalığı kızıştırmasıyla kavga ettiler. Daha sonra Nergis'i holdinge yolladı, ortalığı kolaçan etmesi için. Kapıda Erol ile karşılaştı, annesi gibi fesat biri olan Erol, Onur'u kötüledi, haberin doğru olduğunu söyledi. Nergis çok üzülerek eve döndü ve annesine anlattı.

Doğum kursuna giden Lale ve Onur yine iyice yakınlaştılar. Onur bir türlü söyleyemedi Pelinsu ile ilgili çıkan haberleri ve gerçeği...

Sonra gece Lale paniğe kapıldı," bebek kıpırdamıyor" diye. Evde herkes uyuyordu, o nedenle Onur'u aradı. Hemen koştu heyecanlı baba adayı. Doğruca nöbetçi bir doktora gittiler. Lale kadın doktoru kıskandı. komik kız Lale.

Eve gelince kapının önünde Lale, anahtarı yanına almadığını farketti. Onur da otele gitmeyi teklif etti. Hem tedirgin oldu, hem de can attı Lale. Gittiler, çok güzel bir gece geçirdiler.
Sabah oldu, kahvaltı edelim dedi Onur, ama annesini daha fazla merak ettirmemek için gidelim dedi Lale. Onur dükkana bıraktı Lale'yi.

Doktor onur hemşireden Lale'yle ilgili durumu öğrenince hemen Lale'yi teselli etmeye dükkana geldi. Lale'nin bilmediğini öğrenince de haberi gösterdi ona. O sırada Onur, anlatamadığı için pişman olmuş şekilde dükkana dönüyordu. Lale şoke olmuş durumda, dondu kaldı.




5.10.2016

Anne dizisi tanıtım fragmanı- "Bana 'Anne' diyebilir misin?


Star TV’nin yeni yayın dönemi dizisi Anne'de başrolleri Cansu Dere, Vahide Perçin ve Kocamın Ailesi dizisiyle tanıyıp sevdiğimiz  çocuk oyuncu Beren Gökyıldız paylaşıyor.

Vahide Perçin, Cansu Dere’nin uzun yıllar ayrı kaldığı annesini, Beren Gökyıldız ise Dere’nin evlat edinmek istediği öğrencisi Melek'i canlandırıyor.

"Ben seni kaçıracağım" diyor kadın. "Sahiden mi?" diye soruyor çocuk. "Ben senin annen olacağım, sen de benim kızım." "Hayatının sonuna kadar bu yalanı söyleyebilir misin?" Çocuk ağlıyor. Kadın soruyor "Melek, bana anne diyebilir misin?" Çocuk ağlayarak "Anne" diyor. "Anne, anneciğim" diye sarılıyor kadına...

Çok etkileyici bir fragman... Anne Ekim ayı içerisinde Star TV'de izleyiciyle buluşacak.


4.10.2016

Paramparça 74. bölüm özet. Cansu'nun hastalığı parkinson mu?

Ozan ve Cihan onun teknesinde ölen çocuğun ailesine gitmişti. Orda bir de öğrenirlerki çocuğun ölümünden 1 gün sonra aileye 100 bin lira verilmiş. Ozan derhal Harun'dan şüphelenir. Babası da Yıldırım da ortada bir kanıt olmadığı için tedbirlidirler ama Ozan soluğu 1 yıldır hiç gitmediği yalıda alır. Annesine "Senin kocan katil" der. Dilara elbetteki kabul etmez. Ozan çıkarken sinirine yenik düşüp kapının girişindeki 'Erguvan Yalısı' tabelasını kırar. Eve girerken kırık tabelayı gören Harun işkillenir ve güvenlik kamerasından Ozan'ı görür. Eşinin ağzını arasa da Dilara hiç bir şey olmamış gibi davranır. Harun bu durumdan işkillenmiştir.

Ertesi gün Keriman'a gidip  kendisine casusluk yapmasını teklif eder. Keriman biraz tereddütle kabul eder. Keriman Burhan beyi gözüne kestirmiştir. Cansuların orda olduğunu öğrenince adamın evine gider. Neyseki Özkan gelip onu götürür.

Mahide hanım bu küçük çocuğun ölümünü atlatamaz. Çok üzgündür. Bir gece evde dolaşırken merdivenden düşüp ayağını çatlatır. Yemek yemeyip ilaç içmeyince Ayşe'nin gerçek annesi Harun'u arar. Harun gelse de Mahide hanım onu istemez.

Cihan Yıldırım'a Deniz'in babasını araştırtır ve Deniz'in yıllarca baba bildiği Necip komiseri öldürmekten içeri girdiğini öğrenir. Deniz'e bu gerçeği anlattığında çocuk yıkılır. Babası ile yüzleşir ve ona 'Benim senin gibi bir babam yok" der. Bu konuşmayı duyan Cansu da babasına gider ve "Sen benim mutluluğumu istemiyor musun? Neden ailemi dağıttın" diye kızar.

Gece Cansu'nun elleri istemsiz titreyince Deniz onu nöroloji doktoruna götürür. Fakat adam MR isteyince Cansu odadan çıkar. Deniz ne yapacağını bilemez bir halde Cihan'a gidip durumu anlatır. İki erkek doktora gider ve Cansu'nun büyük ihtimalle parkinson  olduğunu öğrenirler. Çocuğunu da aldırması gerekecektir. Cihan hemen Dilara'ya gider. Önce Dilara arkasından Cihan sürpriz bir şekilde Cansulara gider. Kız çok sevinir. Kız çok mutlu olduğu için hastalık konusunu açamazlar.

Burhan bey Deniz'e bu bilginin nerden geldiğinden şüphelenir ve senedi hatırlatarak Özkan'a Cihan'a gidip bu konuyu öğrenmesini ister. Özkan mecbur kabul edince Adam soluğu Cihan'ın ofisinde alır ve iki erkek ağız dalaşı yapar. Burhan Cihan'a silah çekip kafasına dayar.