Comments

{getPosts} $results={3} $type={comments}

13.01.2017

Vatanım Sensin 11. bölüm özet - Hilal idamdan kurtuldu ama çok ağladık


Kanal D'nin büyük bir ilgiyle izlenen dizisi Vatanım Sensin her bölümde izleyiciyi kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Vatanım Sensin 11. bölüm tek kelimeyle müthişti. Bölüm boyunca Cevdet'in kızı için tek başına nasıl mücadele ettiğini, Azize'nin döktüğü gözyaşlarını, Halide Edip'in müthiş halka seslenişini, Leon'un onun için ne kadar üzüldüğünü ve çabaladığını, herkesin bir şeyler yapmak için nasıl çırpındığını izledik, yüreğimiz parçalandı.

Sosyal medyada paylaşılan mesajlar, atılan tweetler de izleyicinin bu akşamki bölümden çok fazla etkilendiğini, herkesin diziyi izlerken gözyaşı döktüğünü gösterdi.
yıldız kardeşini kurtarmak için her şeyi yapmaya hazırdı. Baş hekimden bilgi almaya çalıştı, Leon'a götürdü. Onun bu hareketi başka şeylere sebep olacaktı ama o bunu bilmiyordu.

Halide Edip geldi, Hilal'in arkadaşlarını buldu önce, onlarla konuştu. Onların söylediklerinden anladı hemen Halit İkbal'in Hilal olduğunu. Arkadaşları bunca zamandır anlamadılar ama akıllı kadın hemen anladı durumu. ama onlara belli etmedi.

Halide Edip halkı heyecanlandıran bir konuşma yaptı. O konuşmanın sonunda tutuklandı da. tutuklayan kişi de teğmen Leon'du.

Hilal'e, onun vatan sevgisine, kendini hiç korkmadan feda edişine duyulan hayranlık ve gurur, Cevdet'in vatan sevgisi ve evlat sevgisi arasında nasıl darmadağın nasıl perişan çırpındığını görmenin verdiği hüzün, bütün gece ağlattı biz izleyenleri.

Veronika'nın, Leonun ve herkesin umutla beklediği başbakanın mektubu sonunda geldi. Başbakan mektupta Veronika'nın ailesinin hatırı sebebiyle Hilal'in idam cezasının sürgüne çevrilmesi kararını verdiğini bildiriyordu. ama Vasili bu haberi sakladı. Veronika ve Azize'yi çağırıp başbakandan olumsuz cevap geldiğini söyledi onlara. Azize yıkıldı, Veronika tepki gösterdi ama Vasili yumuşayacak gibi görünmüyordu.

Hilal'in idam cezası kesinleşip ümitleri de kalmayınca Azize annesini ve kızını alıp konaktan ayrılmaya arar verdi. Bunda sonuna kadar da haklıydı tabii ki.

"Cevdet sözüm söz, Allah korusun kızımıza bir şey olsun, senin canını ellerimle alacağım" dedi ya Azize. Orada ne büyük bir acı vardı. Cevdet'in ne büyük söyleyemeyişleri vardı.

Cevdet söyleyemedikçe, tek başına çaresizlikten kıvrandıkça izleyici de kıvrandı. Herkes gittikten sonra odada tek başına o ağlayışı unutulmaz bir oyunculuk anıydı. Ağladı, kızına olan duygularını döktü, onunla nasıl gurur duyduğunu söyleyemediğinden şikayet etti kendi kendine. Albay Cevdet ağladı, biz ağladık.

"Ne çok şey birikti içimde sana diyemediğim. Seninle ne kadar iftihar ettiğimi sana diyemedim." "Senin her bir sözün her bir bakışın bana kuvvet verdi kızım, bana umut verdi. Beni vazifeme daha çok bağladı senin yüreğin. Lakin ben vazifeme bağlandıkça senin yüreğin benden uzaklaştı. Bu ne çetin bir imtihandır ki, şimdi senin canınla sınanıyorum." "Hilalim, senin boğazına değecek urgan, yılan gibi kıvrılıp onları sokacak. sanma ki senden vazgeçtim. sanma ki seni terk ettim; ben burdayım. Nefesim soluğun olsun kızım" Bunları diye diye ağlaya ağlaya adeta sessiz sessiz bir sinir krizi geçirdi Cevdet.

Yalnız, gerçekten tebrikler Halit Ergenç'e. Bu nasıl bir oyunculuktur. O güçlü, vakur albayın nasıl içten içe acıyla kavrulduğunu, adeta eridiğini, abartmadan, karikatürize etmeden, adeta yaşadı ve bize de yaşattı. İnsan bu kadar mı güzel acı çeker, yürekteki acı gözlerle bu kadar mı güzel yansıtılır?

Acı çekmeyi, ağlak ağlak bakmak veya ağlarken kaşları eğip bükerek çok üzgün göründüğünü sanan, kasıla kasıla üzülüyor mu, kızıyor mu ayırt edilemeyen mimikler yapan, bu yaptığını da maalesef oyunculuk diye yutturabilen bir çok popüler oyuncu için oyunculuk dersiydi adeta Halit Ergenç'in dünkü bölümdeki performansı.

Hilal'e umut vermeye çalışan,"Başbakandan haber gelebilir" diyen Teğmen Leon da çok üzülmüştü bu ümidin boşa çıkmasına. Hilal'e haber vermeye geldi. Her şeyi göze almış olan hilal yine de bir umut, bekledi Leon'un söyleyeceklerini. Yıkık bir ses tonuyla, "Hilal, babam mektup almış başbakandan" diye başladı Teğmen söze.  "Söylemene lüzum yok, anladım" dedi Hilal acı sonucu kabullenir bir ifadeyle.

Hilal kağıt ve kalem istedi. Öyle bakıyordu Leon. "Ne bakıyorsunuz, son arzusu sorulmaz mı idam mahkumuna" dedi acı bir ses tonuyla. Onun nasıl üzüldüğünü görünce de koluna dokundu dostça, teşekkür etmek ister, teselli etmek ister gibi. Şaşırdı, baktı Leon. Hücreden çıkarken bitkindi, sendeleyerek, adeta nereye bastığını bilmeden gitti.

İlan edilen idam vakti geldi çattı. Herkes perişan. Bu arada Yıldız başhekimi takip ediyor, onun bir ayakkabının içine bir not koyduğunu gördü pencereden. gizlice peşinden gitti, dükkanda ayakkabının içinden notu aldı, doğruca Leon'a götürdü.

İdam sahnesine dönelim. Meydanda büyük bir kalabalık, Vasili, Cevdet ve diğer subaylar da geldiler. Azize ağlıyor, yalvarıyor, "Cevdet ne olur engel ol" diye. Cevdet ne yapsın adam, soğuk ve güçlü durmaya çalışıyor.

İdam mahkumları Mehmet ve Hilal askerler arasında getirildiler. Azize ve Cevdet, Hilal'e bakınca kızlarının küçüklüğünü görüyor o sırada. Çok acıklı, iç parçalayıcı bir sahneydi. Zaten benim gibi bir çok izleyicinin bu bölümde göz yaşlarının kurumadığına eminim. Çok etkileyici bir bölüm oldu çünkü. Bütün ekip harika bir iş çıkarmış.

Azize, babaanne, Yıldız, ağlıyorlar, çırpınıyorlar. Ali Kemal elinde silahla geliyor, başını derde sokmaktan başka ne yapacaksa. Neyse ki Azize fark ediyor durumu, Tevfik'in de yardımıyla elinden silahı alıyorlar...

Hilal ve Mehmet idam sehpasına çıkarılıyor. "İpi geçir" diye emir veriyor Vasili. sonra da son sözlerini soruyor mahkumlara. "Vatan sağ olsun" diye bağırıyor Mehmet. "Vatan sağ olsun" diye bağırıyor Hilal.

Ama o nasıl "Vatan sağ olsun" deyiş be kızım. Bu kadar mı güzel oynanır bu sahne. Bu kadar mı güzel ağlanır. Hilal'i canlandıran Miray Daner, gencecik hatta küçücük yaşında, ben oyuncuyum diyen süslü püslü güzellere oyunculuk dersi verecek bir performans sergiledi.

Zaten bu bölümde bütün oyuncular döktürdüler, bir rolün hakkı nasıl verilir, izleyicinin yüreğine nasıl dokunulur, onu gösterdiler.

Vasili tam idam emrini verdi, "Kolu çekin" dedi, biz de nefeslerimizi tuttuk. O sırada önce nal sesleri ve at kişnemesi, sonra da bir el ateş sesi ile asker geldi, Cevdet'e bir şey verdi; General Vasili'ye haber var" diyerek.

Cevdet elindeki notu Vasili'ye verdi. Vasili açınca içinden Leon'un künyesi ve Osmanlıca yazılı bir kağıt çıktı. "İdamı durdu, yoksa oğlun ölür. İmza eşref" diye okudu Cevdet.

Nasıl rahatladık, biliyorduk bir şeyler olacağını, Hilal ölemezdi. Ama kim kurtaracaktı hilal'i, kafamızı kurcalayan oydu. Eşref kurtardı hilal'i dedik. Fragmanı izleyince, planı Cevdet'in kurduğunu anladık.

Zaten Hilal'in yattığı yatağın üzerine oturup onun için ağlarken ne demişti Cevdet, "Seni bırakmayacağım kızım. Nefesim, soluğun olsun"...

Cevdet sen nasıl bir kahramansın! Herkes sana yüklenirken, sen acılar içinde tek başına kıvranırken ne kızından ne de vatanından vazgeçtin...

Fragmanı da izledikten sonra iyice heyecanlandık. Şimdi ne olacak? Leon'a ne olacak, Cevdet'e ne olacak. Vasili Eşref'le birlikte Cevdet'in de ölüm emrini verdi. Cevdet kendini ve Eşref Paşasını nasıl kurtaracak?

Vatanım Sensin yeni bölüm de soluk kesici olacak, anlaşıldı... Şimdi mesele, bir hafta sabretmek...

Not: Bölüm harikaydı, sadece bir noktadan bahsetmek istiyorum. Hilal'in ninni söylediği sahne duygu olarak çok güzeldi, çok etkileyiciydi, ama Miray Daner'in ninniyi söyleyiş tarzı diziyle uyumsuz geldi bana. Bir dönem dizisinde bir ninni bu tarzda okunmamalı, bu benim fikrim. Daha türkü tarzında, daha ninni ezgisiyle okunmalıydı. Bu kadar modern bir tarzı, 1919 yılında bir Türk kızının ağzından duyabileceğimizi hiç sanmıyorum.

"Ama bu kadarcık kusur kadı kızında da olur" diyelim, o güzel oyunculuk ve sahnenin o güzel duygusunun hatırına üzerinde pek durmadan geçelim...





12.01.2017

Cesur ve Güzel 9. bölüm özet. Cesur ve Sühan kurtulabilecek mi?

2017 yılına girerken ki yılbaşında Tahsin Korludağ Cesur'u tutuklattı. Yılbaşı günü olduğu için malesef savcıya gidene 2 gün beklemesi gerekti. Cesur'u nezarette ziyarete gelen Tahsin bey soyadının Karahasanoğlu olduğunu bildiğini belli eder. Cesur da ona fragmanda gördüğümüz gibi "Senden 3 can alacağım var. Sen babamı, dedemi, babaannemi öldürdün" diye bağırır. Bu bağrışı Sühan da duyar. O süre zarfında Banu evrakta sahtecilik yapmadıklarını aksine yıllar önce arazinin ilk alımı sırasında isim vermeden Tahsin beyin yaptığını söyler. Eski tapu kayıtlarını da bularak tezini destekler. Hakim Cesur'u serbest bırakır.

Banu hapisteki Turan ile konuşur. Adamın ifadesini bildikleri gerçeklere uydurmaya çalışırlar ama zorlanırlar. Vurulmasının nedeninin Bülent olduğunu hisseden Cesur onun spor yaptığı salona gider ve iki erkek tartışır. Cavide ise hapisteki Turan'ın gözünü korkutup para teklif eder. Adam ifadesini geri çeker ve Banu'yu da avukatı olarak istemez.

Banu kendisi bunlarla uğraşırken Cesur'un Sühan'la gezmeye gitmesini bir de telefonlarını kapatmalarını sindiremez. Tamirhaneye gelir ve Rıfat bey ona "Daha şu gün şurada Cesur bana Sühan'ı babasını yenmek için baştan çıkaracağını söylemişti" der. Kadın ise bu bilgiyle Cesur'un evine gider. O günkü kamera kayıtlarını bulup sesini açıp izlemeye başlar. Merakıyla ünlü Şirin'in onu dinlediğinden emin olduğunda tuvalete girer ve kız da bu konuşmayı duyup şok olur. Cesur'a karşı olan bütün güveni sarsılır ve elbetteki Sühan'a bunu yetiştirecektir

Tek plan kuran Banu değil elbette. Tahsin bey şirketteki görevinden çekildiğini belirtip iyi niyet sergilemeye çalışırken aslında adamı Salih'e Cesur'un frenlerini kestirtir.

Korhan mahkeme dönüşü Sühan'dan Cesur'un Karahasanoğlu olduğunu öğrenir. Megerse çocuk yıllar önce o cinayetlerin işlendiği gece babasının arabasına saklanmış ve bütün olup biteni görmüşmüş. Bu görüntüler tekrar adamı rahatsız etmeye başlar. Cavidan da fark edilmeyen göbeğinin artık çıkması gerektiğini düşünerek boy boy sahte hamilelik göbekleri alır. Ama kocasının da ona dokunduğunda karnını anlayacağı için Korhan ile arasını bozması için Hülya'dan yardım ister. Kocasına kurdukları tuzakla 2 kere de onu Hülya ile uygunsuz durumlarda basar.

Sühan ise duydukları, gördükleri karşısında kafası karıştığı için Cesur'dan uzak durmaya çalışmaktadır. Yine de Şirin'in de gaz vermesiyle şirkette toplantı olacağı gün Cesur'un yoluna çıkar ve konuşmak ister. Cesur onu arabasına bindirip uzak bir yere pikniğe götürür. Piknik pek iyi geçmez ve ev dönmek için hareket ederler. Tahsin beyin bozdurttuğu frenler tutmaz ve ikili kaza yaparlar. Araç alev alır.

11.01.2017

Diriliş Ertuğrul 72. bölüm özet. Tekfur ve Ertuğrul karşı karşıya

Geçen bölüm Haçaturyan ustayı kurtaran Ertuğrul'un bu bölümdeki yeni düşmanları Karacahisar Tekfuru ve onun baş kumandanı Vasilyus'muş. Karacahisar tekfuru olarak pazarla olan alış verişini bitirme kararı alır. Bu durum pazar esnafını panikletir. Ural bey bu haberi  pazarın tüccarlarının yanında verip ve Ertuğrul beye hadsiz laflar edince Ertuğrul bey kendine hakim olamaz ve Ural bey ile dövüşür. Elbette Ural dayağı yiyip oturur. Aklı başında Aliyar bey Ertuğrul'u durdurup abisini götürür ama abisinin Ertuğrul beyin söylediği şeyleri yapıp yapmadığını da merak eder.

Aslıhan hatun ve Çolpan hatun kilim hanede yine uygunsuz laflar edip Halime hatunu sinirlenir. Yine kavga ederler. Candar bey çocuklarının ne dediği ile ilgilenmez. Sadece Ertuğrul beye ve karısına kızar. Hadlerini bildirmek için hareket etmek istemektedir. Aliyar babasını durdurmak istese de otağda ki herkes Ona karşı çıkar ve dışlarlar. Ural ve karısı Çolpan o gece tekfura gidip yemek yerler. Candarların alacakları parayı onlardan alır ve eğer pazara sahip olursa kazandığı paranın yarısını onlara vereceğini taahhüt eder.

Ertuğrul tedbirleri arttırır. Dündar ve Bamsı önderliğinde alpleri ticaret yollarına devriyeye yollar. Doğan ve Turgut'u ise yanına alıp Karaca hisar Tekfuru ile görüşmeye gitmeyi planlar.


Vasilyus ise başka bir plan kurar ve Bizans'dan gelen bir kervana saldırıp altınları almayı organize eder. Gelen kervanda tekfurun kızı da vardır. Kayı askeri kılığına girmiş kişiler Tüccar Hasan olarak bildiğimiz şahıs önderliğinde konvoya saldırır. Helena omzuna bir ok yiyerek kaçmayı başarır. Kız tam da Bamsı'nın önüne yuvarlanarak düşer. Bamsı kıza aşık olur. Sonrasında Dündar'ın müdahele etmesi ile handa Artuk bey'e götürür.

Sadettin Köpek Cavdar obasına gider ve bir müddet orada kalacağını söyler. Bu hareketi kendilerine verilen şeref olarak gören Candar bey ve ailesi ile yemek yer. Ertuğrul hakkında atıp tutmalarına bir tek Aliyar bey tepki verir ve sofradan kalkar. Aynı zaman da Çolpan hatun hamile olduğunu söyleyerek hem göze girer hem mutluluk verir. Sadettin Köpek'in eşi yakın zamanda ölmüşmüş ve adam Aslıhan hatunu çok beğenir. Ural da bunu fark ederek kardeşi ile evlenmesi için adamla üstü kapalı bir konuşma yapar.

Ertuğrul tekfura hem konuşmaya hem de pazardaki tüccarların alacaklarını almaya gider. Yanında sadece 3 alpi vardır. Vasilyus'un planladığı gibi bir elçi içeri girip Kayıların konvoya saldırdığını ve Helena'yı da öldürdüğünü söyler. Hiç bir şeyden haberi olmayan tekfur bu habere inanır ve çok kızar. Kılıcını çekip silahsız olan Ertuğrul'un üzerine yürür. Ertuğrul tabiki bu şişman yaşlı adamın hamlelerinden kurtulur ve kılıcı adamın elinden alarak boğazına dayar. Dışarıda adamları da kapının önünde üzerlerine gelen adamlarda dövüş halindedir.

   

İçerde 16. bölüm özet. Sarp ve Mert açığa çıkacak mı?


Show Tv'nin reyting rekortmeni dizisi İçerde de Melek geçen bölüm Celal baba ile kavga etmiş; tokat yemişti. Sonrasında evden ayrılır ve Sarp'la buluşur. Davut ise kızı getirmek üzere Celal'den emir almıştır. Davut ve Sarp ciddi bir kavgaya tutuşur. Silahların çekildiği bu kavgayı Melek bitirir ve kendi evine gider. Davut ise eli boş döner.

Celal baba Sarp'ı çağırır. "Annenle Melek nereden tanışıyorlar" diye sorar. Sarp bir şeyler söyler geçiştirir. Davut ise Sarp ile kavga ettiğini söylemez. Sarp'a güvenlik kamerası kayıtlarının boş olduğunu ve bunun nasıl olabileceğini sorar. Sarp da "Başka bir yerde tutuyor olabilirler" der. Celal baba birisine "Melek'i takip et; Sarp ile buluşursa haber ver" der. Melek takip edildiğini anlayıp adama git der ama adam gidiyormuş gibi yapıp gitmez.

Mert ise hala emniyette kutudaki görüntüleri silip silmemeyi düşünmektedir. Celal baba arar ve görüntüleri silmesini emreder. Coşkun ise ondan Celal'i bitirecek birşey karşılığında ailesini ona vermeyi önerir. Mert sonrasında görüntüleri siler ve amirine kutunun boş olduğunu söyler. Silinen görüntüleri geri getirmek için polis harekete geçer ama görüntüleri geri getiremezler

Yusuf komiser hala hastanede ve komada. Eski karısı onu görmeye gelip odaya girer ve Yusuf da o an kendine gelir. Sarp da aralıklarla arayıp Yusuf'un kendine gelip gelmediğine bakar. Arkadaşları Mert'i arar. Hastane de Yusuf müdürü görmeye giderler. Eski karısı Serap yine gelir ve ondan oğlu için yardım ister. Uyuşturucu sattığından şüphelenmektedir.

Celal baba Melek için çok üzülür. Karısı bu kadar üzülmesine anlam veremez ve anlamlandırmak için ikiliye DNA testi yaptırmaya karar verir. Melek'e "Kadın kadına konuşmaya geldim" der ve test için gereken Celal ve Melek'in bir şeyler içtikleri bardakları alır. Tuttuğu kişiye verir ve raporu o akşama yetiştirmesini ister.

Mert silmeden önce kamera görüntülerini alır. Evinde seyrederken Sarp'ı görür ve allak bullak olur. O sırada Eylem ona gelir. Laptopunu kullanmak için kapağı kaldırdığında kız Sarp'ın görüntülerini görür. Ne olduğunu anlamaz ama görüntülerin resmini çeker ve Sarp'a gösterir. Sarp eve girip görüntüleri alır. Mert ise onun zaten geleceğini bildiği için evden çıkışta onu takip eder. Sarp da onun kendisini takip ettiğini anlar ve atlatır.

Mert'in görüntüleri sakladığını görünce Sarp; Yusuf müdürünü arar ve hastaneye gider. Ancak müdürüne Mert'i ispiyonlamaz. Mert ise görüntüleri Melek'e izletir. "Sarp'ı Celal babaya söylersem Onu da, Füsun teyzeyi de, Eylemi de öldürür. Biz onlarla ya hasım olucaz ya hısım. Ama söylemezsem ve Sarp; Celal babanın düşmanı ise ne yaparız" der. Celal baba Melek'e gider ve eve dönmesi için ısrar eder ama kız gitmez

Mert o akşam Celal baba ile görüşüp Melek'e tokat atmasının hesabını sorar. Kızın geçmişini hatırlatır. Tam o sırada onu Coşkun arar ve tam çocuğa adını söyleyecekken söylemesin diye paniğe kapılan Celal hoporlörden adama bağırır. Coşkun telefonu kapatır. Mert bu yaptığı için Celal babaya kızar

Celal babanın karısı Yeşim test sonucunu öğrenince sinirden deli olur. Mert ise evine gittiğinde Sarp onu orada beklemektedir. İki kardeş iki köstebek karşı karşıya kalır



10.01.2017

Kırgın Çiçekler 66.bölüm - Tanrım Bizi Azad Et şarkısı - Tuna Velibaşoğlu


ATV'nin dram ve trajedi yüklü dizisi Kırgın Çiçekler 66. bölümde yine çok acı sahneler vardı. Bunların başında da Kemal'in üvey kızı Eylül'e saldırdığı ve yatalak annesinin buna engel olamadığı sahne geliyor... Bu üzücü sahneye Tuna Velibaşoğlu'nun yorumuyla Tanrım Bizi Azad Et adlı şarkı eşlik edince dram dozu iyice yükselmiş...

Dram izlemeyi seven izleyicilerin Kırgın Çiçekler'i tercih etme sebebi de bu zaten. Ağır ve yoğun dram, acizlik, çaresizlik, peş peşe gelen kötülükler; gittikçe daha fazla kötüleşen kötüler, ezildikçe ezilen ama hiç vazgeçmeyen mazlumlar... Ve üzücü sahnelerin yoğunluğunu artıran acılı müzikler...




Tuna Velibaşoğlu - Tanrım Bizi Azad Et

hayat boyu bir çok hata yaptım
ama hiçbiri senin kadar büyük değil
senin her yerin ihanet her sözün felaket
göçmeden bu dünyadan
tanrım n’olur bizi azad et
nasıl yaptım bunu asıl ben kendime
her şeyin suçlusu benim
ağlayamam halime
hayat neden bıraktın beni
bu yalancı zalime
beni yalnız bıraktın
beni yalnız bıraktın

Kalbimdeki Deniz 11. Bölüm. Fikriye'nin Mustafa ile ilgili kıskançlık krizi


Kalbimdeki Deniz de bu hafta Ece'nin doğum günüydü. Ona eşlik edecek olan Mustafa içeri girdiğinde Ece şaşırır. Her zaman günlük kıyafetleri ile gördüğü Mustafa'yı o an karşısında şık bir kıyafetle görünce adeta dona kalır. Ece'nin bu haline annesi halinden memnun gülümserken, Diyar bıyık altından güler. Küçük çocuk Mustafa'ya "Çok yakışıklı olmuşsun" der. Mirat arabasının anahtarını çocuğa verir. Herkese veda edip çıkarlar.
Fikriye; Cemile ablasına pohaça getirmek için dışarıdadır. Ece ile Mustafa'yı arabaya binerken görür. Hallerinden etkilenip resmen ağzı açık kalır. Cemile ablaya söylediği sözler "Küçük çıyan katmış yanına Mustafa'yı beraberce gidiyorlar. Ay bide gelinle damat gibi giyinmişler. Gül gibi, dağ gibi, süt gibi oğlan gözümüzün içine baka baka gitti."diyip dizlerine vura vura ahh ediyor. Valla ben izlerken çok güldüm. Darısı sizin başınıza    

Seviyor Sevmiyor 24. Bölüm. Olman gereken yerde kollarımdasın


Seviyor Sevmiyor dizisinde Deniz ve Yiğit aşk sarhoşu. Deniz'in Yiğit'e gelen kurşunun önüne atlamasının ardından tekrar bir araya gelen çiftimiz arabada gidiyorlar. Birbirlerine bakıp sırıtıyorlar ve Yiğit kıza iltifat ediyor. Deniz utanıyor. Sonra kızı annesinin evinin önüne bırakıyor. Her şey geride kaldığıyla ilgili hem fikir oluyorlar. Birbirlerine bakıp sonra sarılıyorlar. Deniz gitmek istemediğini ama gitmesi gerektiği söyleyip arabadan iniyor. Yiğit arabada kalamayıp kızın peşinden gidip Deniz'i durduruyor. Yiğit "Sevgilim değil misin? Gitmeni istemiyorum. Yanımda kalmanı istiyorum. Olman gereken yerdesin kollarımdasın" diyince Deniz "Aylardır ilk defa mutlu olduğumuz tek an. Bozulmasın" diyor. Yiğit kendinden emin "Merak etme bozulmıycak. Kaygılanacak bir şey yok" diyorken kıza mesaj geliyor. Tuna hastanede kaza geçirmiş. Fotoğraf yollamış. Bizimkiler hastaneye gitmek için yola çıkıyorlar.



Harun Kolçak - Yanımda Kal Şarkı Sözü
Öyle savunmasız bir zamandı 
Bulduğunda beni 
Sen başlattın boyun eğdim 
Kabullendim seni 

Bu sözlerim sitem değil ama 
Yazık değilmi bana 
Çok yalnızdım kaybolmuştum 
Sığındım işte sana 

Kaygılarım yeniden uyanıyor 
Bu duygular beni ürkütüyor 
Yeniden yaşamakmı gerekiyor 
Yine acılar yine korkular 
Yine aaaaaaaşk 

Yanımda kal yanımda kal 
Düşlerin yetmezki bana 
Yanımda kal yanımda kal 
Çok geç rastladım sana

Aşk Laftan Anlamaz 25.Bölüm. Murat Hayat'ı yangından kurtarıyor


Show Tv'nin yayınlandığı günden beri fanları gittikçe artan Aşk Laaftan Anlamaz dizisinde yine bir öfke patlaması, yine bir inatlaşma yaşandı ve bunun sonucunda Murat çıkıp gider. Hayat ise düşer ve evde yangın çıkar. Çıkan yangının ortasında yerde öylece kalakalır. Kalkmaya çalışır ama başaramaz ve sadece "Murat Murat" diyebilir. Murat delirmiş gibi araba kullanmaya devam eder. Sonra adam birden bire durur ve karısını hatırlar. Sanırım karısının sesini duyduğunu düşünmemizi istiyorlar. Murat arabayı çevirip oraya gelir. Yanmakta olan evi görüp panikle arabadan fırlar. Hiç düşünmeden eve girer ve kızı kucaklayıp dışarı çıkarır. Hayat'ı yere bırakır. "Geldim Hayat. Hayat nefes al. Bak ben orada senin yüzünü görmek istemiyorum dediğimde ciddi değildim. Öfkeyle söyledim onu. Gerçek değildi. Ben sensiz yaşayamam yoksa. Güzelim. Güzelim uyanman lazım ben sensiz yapamam bitanem" diyip kıza sarılıyor ve ağlıyor. Bence boşa zaman kaybı kızı bir an önce hastaneye götürmesi lazım


Hayat Bazen Tatlıdır 11. Bölüm. Muhteşem Dans Gösterisi


Star Tv'nin geçlik dizisi Hayat Bazen Tatlıdır'da bu hafta okul başkanlığı için seçim kampanyaları vardı. Koray; Burak'ı biraz da zorlayarak bir iddiaya girmesine sebep oldu. İddia şuydu: Seçimi kim kazanırsa o Gözde'yi alacak; kaybeden aradan çekilecekti. Seçim yarışında Koray paranın verdiği güçle profesyonel insanları tutmuş ve birkaç gün önce sevilen hocalardan Hayat'ı kurtardığı için kahraman ilan edilmesini kullamıştı. Burak ise sahneye çıkıp kravatını yavaşça çıkarıp kollarını kıvırıp herkesin meraklı bakışları arasında zeybek oynamaya başlıyor.

Ben zeybek oynamak diyince Kenan İmirzalıoğlu, Burak Özçivit, Yusuf Çim, Kerem Bursin aklımıza geliyor. Ama Deniz Can Aktaş da fena oynamamış. Sonuçta genç bir oyuncu. Zeybek ise biraz daha ağır, olgun bir oyun..

Sonrasında sahneye Emel ve Loçko çıkıyor ve kol bastı oynuyorlar. Onlar çok daha fazla alkış alıyorlar. Arkadaşları sonrasında Burak için seçim sloganları atıyorlar.


Paramparça 86. Bölüm. Candan Erçetin - Sensizlik


Star Tv'nin üçüncü sezonundaki dizisi Paramparça da Mithat Can işi yüzünden amirinin de diretmesiyle Hazal'dan ayrılmak zorunda kalmıştı. Bir çalışma arkadaşından birlikte olmuşlar gibi davranmasını istemişti. Aldatıldığını gören Hazal çok üzülmüştü. Aslında Mithat da üzgün. Bir restaurantta arkadaşlarıyla görüşen Hazal'ı görüyor. Uzun uzun kıza bakan Mithat hüzünlü bir şekilde oradan uzaklaşıyor. Hazal da eve geldiğinde çocuğu düşünüyor ve telefonundaki beraber resimlerine bakıyorken aynı anda Mithat da bilgisayardan kızın resimlerine bakıyor.

Cansu annesinin getirdiği bebekle yatakta oynarken Deniz de yanlarına uzanıyor. Cansu'yu seyrediyor. Cihan evinde şömineye bakıyor sonra koltuğa uzanıyor. Dilara da evinde yatak odasının penceresinden dışarı bakıyor. İçeri giren Harun karısının dalgınlığına takılıyor. Muhtemelen Cihan'ı düşünüp düşünmediğini düşünüyor.



Candan Erçetin - Sensizlik
Bir garip hüzün çöker insana
El ayak çekilince
Tek başına kalırsın dünyada
Etraf sessizleşince

İnan bu ev alışamadı 
Hiç bir zaman sensizliğe
Şimdi sensizlik oturyor 
Kalkıp gittiğin yerde

Yalnızlığa elbet alışır bedenim
Yalnızlıkla belki de başa çıkabilirm
Çok zor gelse bile yaşar öğrenirim
Sensizlik benim canımı acıtan


Bir derin korku düşer ruhuma
Duvarlar seslenince
Karanlık oyun oynar aklıma
Gölgeler dans edince

İnan bana alışamadım 
Hiç bir zaman sensizliğe
Şimdi sensizlik dolaşıyor 
Çıkıp gittiğin bu evde

Yalnızlığa elbet alışır bedenim
Yalnızlıkla belki de başa çıkabilirm
Çok zor gelse bile yaşar öğrenirim
Sensizlik benim canımı acıtan

Kalbimdeki Deniz 11. bölüm. Mustafa'nın Ece'ye doğum günü hediyesi


Birol Namoğlu'nun muhteşem parçası 'Muhtemel Aşk'ın yakıştığı en güzel sahnelerden biri Fox Tv'nin sevilen dizisi Kalbimdeki Deniz'de bu hafta yayınlandı. Ece'nin doğum günüydü ve annesi onu ancak Ona Mustafa eşlik ederse gönderebileceğini söyleyince iki taraf içinde emri vaki oldu. Mustafa kıza hediyesini verdiği anda bu parça çalmaya başladı ve tüylerim diken diken oldu.

Kız başını kaldırıp inanamayan gözlerle Mustafa'ya baktı. Saati çevirip "Prensesime" yazısını da görünce babasının gitmeden önce aldığı saat olduğunu anladı. Şaşkınlık içinde "Sen nasıl..." diye kekeledi. Mustafa gözleri pırıl pırıl kız mutlu ettiği için mutlu açıklama yapıp kendini övmek yerine "Doğum günün kutlu olsun" der. Ece çocuğun boynuna sarılır. Saate bakıp bakıp "Teşekkür ederim. Bu aldığım en güzel hediye" der. Mustafa da başını kızın omzuna daha da yerleştirip sarılmaya devam eder. Onlara bakmakta olan Ece'nin erkek arkadaşını görüp kızdan ayrılır



Birol Namoğlu - Muhtemel aşk
Muhtemel aşk için 
Aştım bendimi
Yolculuk nereye
Dinlemeden kendimi
Ah ah Muhtemelen aşk

Bir anda çocuk oldum
Saklandı kederlerim
Yumdum gözlerimi
Sana açtım kendimi

Ah ah muhtemelen aşk
Ah muhtemel aşk için
Virane oldum
Bir an-ı aşk ömrüme
Divane oldu

Hiç canım acımadan
Aşık oldum sandım
Dikenlerin üstünde
Bir tebessüm yüzümde

Ah ah muhtemelen aşk
Ah muhtemel aşk için
Virane oldum
Bir an-ı aşk ömrüme
Divane oldu

Hayat Bazen Tatlıdır 11. Bölüm. Koray Sevda'yı öpüyor Şok Öpüşme!


Hayat Bazen Tatlıdır dizisinin bu bölümünde Koray birden bire Sevda'yı dudaklarında öptü. Tüm SevKor'cuların beklediği bu hareketin devamını yani çıkmaya başlamalarını umuyorlar. Burak ve Gözde'den daha sağlam karakterli ve aşkları için savaşan bu ikili gerçekten birbirlerini hakediyorlar ve eger bu ikilinin aşkı başlarsa diğer çifte göre daha ateşli ve ayakları yere basan çift olacaklarını düşünüyorum. Hadi bakalım öpüşme anını izleyelim.

Koray kendisini bıçakladığına inandığı Cahit'in evine gider. Kendi evinden çıkarken de Sevda'yı arayıp adamın serbest olduğunu bilip bilmediğini sorar. Sevda çocuk için endişelenir ve taksiyle Cahit'in evine gider. Ondan önce gelen Koray kapıyı yumruklayıp çocukla çoktan kavga etmeye başlamıştır. Cahit sürekli çocuğa "Yürü git. Benim seninle derdim yok" dese de Koray hırsını alamadığı için öfkelidir. Sevda da koşarak kavgaya gelir ve Koray'ı ayırmaya çalışıp sürekli "Koray Koray" diye bağırır. Cahit sıkılıp Koray'ın yarasının düzelmemesinden de faydalanarak bir tekmede onu baçede çamurlu bir yere fırlatıp yürüyüp gider.

Sevda Koray için endişelense de Koray ona öfkelidir. Kızın dikkatini dağıttığını bu yüzden tekme yiyip çamura düştüğünü düşünmektedir. Kıza söylenir. Sevda; Koray'ı kaldırmaya çalışırken çocuk onu çamura çekiyor. Kız üstüne başına bakarken Koray "Senin yüzünden oldu. Dikkatimi dağıttın" diye söylenir. Çamur içindeki şaşkın kıza bakıp birden onun yüzünü tutup öpüyor. Kız şaşkın bir şey diyemeden kalkıp gidiyor; işin garibi bu hareketi yapan Koray da şaşkın.. Gülsün mü ağlasın mı bilemiyor ve öylece kalakalıyor


Dayan Yüreğim yakında FOX ekranlarında izleyiciyle buluşuyor


Başrollerini Cansel Elçin ve Ece Uslu'nun paylaştığı, yönetmenliğini Deniz Çelebi Dikilitaş’ın üstlendiği, senaryosunu Alican Yaraş ile Serap Gazel’in yazdığı, hikayesi Ozan Yurdakul’a ait olan Dayan Yüreğim çok yakında FOX'ta başlıyor.

Dizi, Cansel Elçin ve Ece Uslu'nun yanısıra Berk Atan, Nilay Deniz, Ege Aydan, Bora Akkaş, Didem İnselel, Tuncer Salman, Bengi Öztürk, Aydan Koptur, Ferit Kaya, Korel Cezayirli, Bülent Alkış, Özlem Maden, Mehmet Aslan, Miray Akay ve Brad Berke Bayrak gibi oyunculardan oluşan güçlü bir kadroya sahip.

Dayan Yüreğim, bir kadının her şeyini kaybettikten sonra çocukları için hayatta kalma mücadelesini ve iki çok farklı insanın hayatlarının kesişerek birbirlerine nasıl destek olduklarını çarpıcı bir gerçeklikle anlatıyor.

Çoğunlukla, hiç pes etmeyen, zorlukların mutlaka üstesinden gelen güçlü karakterleri canlandırıyor Ece Uslu. Yine öyle olacak gibi görünüyor. İzleyip göreceğiz.





Kırlangıç Fırtınası çok yakında FOX'ta başlıyor


Fox TV'de çok yakında yepyeni bir diziyle tanışacağız; Kırlangıç Fırtınası. Başrollerinde Fikret Kuşkan, Emel Çölgeçen, Ayşenil Şamlıoğlu, Ebru Aykaç, Ekin Mert Daymaz, Gün Akıncı  ve Damla Aslanalp'in yer aldığı dizinin yayın tarihi çok yakında belli olacak.

Senayosunu Erkan Birgöre’nin yazdığı, yönetmenliğini Emine Yavuzoğlu’nun üstlendiği Kırlangıç Fırtınası, evlilik dışı hamile kalan bir kadının yıllar sonra çocuğa kavuşma çabasını konu ediniyor. Ülfet, doğum sırasında oğlunu ağabeyi Kudret’e vermek zorunda kalır ve bu sırada Kudret’in eşi Meryem de doğum yapınca Kudret, Ülfet’in oğlunu da kendi çocuğunun yanına koyarak ve çocukların ikiz doğduğu yalanını söyler. Bu upuzun ve acılı bir hikayenin başlangıcıdır...

Günah intikamın, intikam hesabın kapısını çalar. Bazen vazgeçmek zorunda kalırsın ya arkadaşından ya aşkından.

Kanatsız kuşlar uçmayı, uçmaktan yorulan durmayı, sahipsiz kuşlar yuvayı özler. 

Her günahın bir zalimi, bir şeytanı vardır. Yarına kalsa da yanına kalmaz...

Paramparça 86. bölüm özet. Ozan gerçeği öğreniyor

Geçen bölüm Dilara kızı Cansu'ya kıyamayarak bağlandığı Emre bebeği evlet edinen çifte gidip bebeği almak istediklerini söylemiş 5 milyon teklif etmişti. Bu bölüm evlat edinen çift 10 milyon ister. Dilara parayı kabul eder ve bebeği alıp Cansu'ya getirir. Bunu duyan diğer aile üyeleri oraya gelir. Alaz da mızmızlandığı için Harun bebeği oraya getirir.

Yapılanın yanlış olduğunu düşünen Cihan ve Deniz aile ile konuşmaya giderler ama aile çoktan parayı harcamaya başlamışlardır. Çaresiz geri dönerler. Hazal bir akşam Özkan'ın evine yani kendisinin de eski evine gidip eski günleri anımsar. Eski baba kız birbirlerini affeder. Hazal hala Mithat'ı unutamamakta; çocukta sürekli kızı düşünmektedir.

Ozan geçen bölüm başladığı Harun'un telefonunu dinleme işine devam etmektedir. Babası da onu Harun ile ilgili yumuşak davranmaya ikna etmeye çalışır. Ama Ozan bu konuyla ilgili çok serttir. Hatta Harun'u gördüğü yerde kalkıp gitmektedir. Ozan; Özkan ve Rahmi bey ile Asu ve Candan'ı takip işine devam etmektedir. Hatta Özkan kızların öldürdüğü elmas kaçakçısının yerinde işe başlar.

Harun Dilara'yı Cihan'dan kıskanmaya devam etmekte aynı zamanda oğlu Ozan'a ait kara para aklama dekontlarını imha etmek için Selma'dan istedir. Cihan evrakları Selma'ya verir ve gerçekten adamın öngördüğü gibi Harun belgeleri hemen imha eder ve yerlerine yasal dekontlar koydurtur. Mithat ise Selma'nın koyduğu dekontların resmini çeker.

Asu ve Candan bir taraftan Dilara'ya açacakları dava için para kaynağı ararken bir taraftanda babasına babalık davası açtırmaya çalışırlar. Baba Dilara'ya gidip konuşmak ister ama kadın onu dinlemeyip kovunca artık ispatlamak için dava açmaya karar verir. Bir akşam Candan'a tanımadığı bir numaradan bir sms gelir. İki kadın giyinip süslenip o gece klubüne giderler. Orada onları mekan sahibi Damir karşılar. Damir eskiden tanıdığı Candan'ın üzerinden Asu ile tanışır ve ikili görüşmeye başalrlar. Damir bu arada Selma'yı da takip edip evine gider.

Ozan bir telefon dinlemesi sırasında Harun'un kendisinden öz oğlum diye bahsettiğini duyar ve şok olur. O sırada yanında olan Rahmi bey de; aynı anda aynı konuşmayı dinleyen Mithat ve komiseri de şok olur.  Ozan Dilara'yı bulur. Bağırıp çağırıp doğru olup olmadığını sorar. Sonra arabasına binip gider. Dilara da peşinde koşturur ve o sırada yolda bulunduğu için bir halk otobüsü kadına çarpar.