Comments

{getPosts} $results={3} $type={comments}

7.11.2016

Hayat Bazen Tatlıdır 4. bölüm özet. Hayat hocaya kurulan komplo

Burak'ın oyuna girmesi ve son 10 dakikada attığı goller ile maç berabere biter. Bizimkiler beraberliğe sevinirken Koray ve ekibi çok sinirenir. Ertesi gün sınıftakiler onunla dalga geçince sinirlenip camlara sandalye ile vurarak kırar. Hayat hoca ondan Gözde'den uzak durmasını söyler. Şerif müdür normalde disiplin cezası alması geren Koray'a hiç bir ceza vermez. Hayat onu bu konuda uyarır.

Hayat'ın sıra arkadaşının evle ilgili bir sıkıntısı vardır. Sevda okulda Gözde ile Burak'ın samimi konuşmalarını kıskanır ve Koray'ı arayarak müttefiklik teklifini kabul edip onunla buluşur. Onun biriyle buluşacağını duyan Cerrah Gözde ile buluşacağını düşünerek Hayat hocayı arar.

Burak'ın futbul antrenörü onun vapurda kavga ettiğini duyup onu takımda uzaklaştırır. Çocuk kardeşine tekerlekli sandalye almak onu ameliyat ettirmek için futbol oynamayı istemekte ama bu uzaklaştırma yüzünden hayalleri suya düşer.

Onur'un annesinin Hayat hocaya teşekkür mahiyetinde atkı örüp yollaması ve ikilinin candan tavırları Koray'ın aklına bir plan getirir. Sevda'ya yapması gerekenleri söyler. Öncelikle zaten gitar çalarak geçimini sağlayan Onur'a bir adres verip burada bir kutlama yapılacağını ve gidip çalarsa iyi para kazanabileceğini söyler. Sonra Gözde'nin cep telefonunu çalar.

Hayat hoca Şerif müdürden okul kütüphanesine kitap alınması için ödenek ister ve şansı da yaver gidip üzerine bağış yazan parayı alır. Okulun kantinine alınan kahve otomatı açılışla açılır ama istenen ve beklenen sonucu vermez.  

Seda Gözde'yi akşam parkta buluşmak için ikna eder. Söyleyeceklerinin olduğunu söyler. Kız da ablasından ders notu vericem diye izin alıp gider. Fakat kız klasik "Burak'dan uzak dur" konuşması yapar aslında istediği ablasının Gözde'ye ulaşamamasıdır. Hayat hocaya bir telefon gelir kardeşinin Koray'la bir partide olduğunu söyleyen bu telefondaki sesin söylediği yere gittiğinde bir yatta Onur'dan başkasını bulamaz. Onur da parti veren kimseyi bulamamıştır. İkili ne olduğunu anlayamaz ve yattan iner. Yat sallandığı için Hayat hocanın başı döner Onur onu birkaç kez tutar. Koray'ın ayarladığı biri onların fotografını çeker.

Kardeşini bulamayan Hayat Koray'ı arar. Koray hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi davranır. Zaten o sırada evinde abisi ile yemek yemektedir. Cerrah ile telefonda konuşurken evden Gözde arar. Kadın ne olduğunu anlamaya çalışmaktadır. Sevda ile ile ilgili bir şaka olduğunu anlamasa da ne olduğunu bulamaz. Cerrah bey ne olduğunu anlamak için Hayat hocaya gider.

Ertesi gün okulda müdürün masasındaki zarfta Onur ve Hayat'ın samimi fotografları vardır. Şerif müdür öğretmenler eşliğinde bir sorgulama yapar. Onur da  Hayat da yanı hikayeyi anlatmaktadır. Ama şahitleri yoktur. Hayat hoca Sevda'yı sıkıştırır. Kız da olayların buraya varmasını istememektedir. Tam Gözde'nin telefonunu sırasına koyacakken Burak'a yakalanır. Burak onu sıkıştırdığında olanları anlatır. Gözde de Cerrah bey'i arayıp ablasının başına gelenleri anlatır.

Burak kıza bu bildiklerini müdüre anlatmasını yoksa Hayat hocanın meslekten men edileceğini ve kendisini de kaybedeceğini söyler. Kız da bir daha Gözde ile konuşmazsa anlatacağını söyleyince Burak istemese de kabul eder. Koray bu konuşmayı duyar ve kızın müdürle konuşmasını engellemek için onu tuvalete kilitler. O sırada Hayat hoca müdüre savunmasını verir ve soruşturmanın yapılabilmesi için istifasını imzalamak üzeredir ki Cerrah bey içeri girer.






6.11.2016

Bodrum Masalı 11. bölüm özet. Yıldız her şeyi öğreniyor

Aslı ve Ateş'i yine her zamanki gibi Faryalı kurtarıp kızı hastaneye yetiştiriyorlar. Evren Yıldız'a Aslı'nın hasta olduğunu ama Ateş'in iyi olduğunu söylese de kadın korkar ve fenalaşır. Hastaneye Aslı'nın babası da gelir ve Ateş'e kızar. Aslı kendine geldiğinde ilk Ateş'i yanında ister. Bu durum hastaneye gelen Alara'yı kıskandırır. Ateş'e barışalım der. Babasının onu evden attığını söyleyip kendisini acındırır. Beraberlerken de sürekli Aslı ile yazışmasını da kıskanır ve kavga çıkartır.

Su, Kelebek ve Cenk adada Ateş ve Aslı'yı aramaktadır. Su kayanın üzerindeyken bir yılan görüp seslenir. Cenk yılandan korktuğu için kızın yanına yanaşamaz ama Kelebek türkü söyleyerek Su'yun yanına giderek onu kucağına alır ve kurtarır.

Evren herşeyi kendi yapmış gibi davranıp eve geri dönmeye çalışır. Bi de yüzsüz yüzsüz Faryalı'yı sorumsuz ve kötü adam gibi anlatır. Zaten Yıldız da Faryalı çocukları gönderdi diye ona kızgındır. Gözde Şule'den oteli kurtaranın Faryalı olduğunu öğrenir. Yıldız'dan da kendi verdiği saati Evren'in satıp Yıldız'ın gözüne girmek için parayı İpek'e verdiğini öğrenir.

İki haber ona fazla gelir ve Yıldız'a oteli kurtaranın Ateş ve Faryalı olduğunu ama Evren yapmış gibi yaptıklarını söyler. Yıldız Faryalı'nın Evren'i sevmediği için böyle birşer yapmayacağını düşünse de heryerde Faryalı'yı arayarak bulur ve ona sorar

İpek Kelebek'i arar ulaşamayınca Faryalı'ya sorar. Faryalı durumu anlayıp Kelebek'e "Kıza ümit verme" der. Kelebek de kıza biraz daha mesafeli davranmaya çalışır.

Cenk Kelebek'in bu kahramanlıklarından sıkılır ve Uzay ile bir plan yapar. İlişkilerinin yıldönümünde bir organizasyon yapmayı planlarlar. Kelebek'e isim vermeden bu organizasyonu düzenlemesi için para verirler. Kelebek bu organizasyondaki aşık çiftin Su ve Cenk olduğunu görünce bozulur. Tam o sırada Uzay Su'yun küçük köpeğini küçük bir kayıkla suya bırakır. Su köpeğini görünce telaşlanıp bağırmaya başlayınca Kelebek denize atlayıp kurtarmaya giderken Cenk önceden hazırda tuttukları jet ski ile köpeği kurtarıp hava atar. Ama Su yine de odasına gidip Kelebek'e teşekkür eder.

Alara Ateş ile olan kavgasının ardından eve döner. Ama tekrar bir araya gelirler. Hayallerinden ve verdikleri sözlerden dönmezler. Ateş'in elindeki para ile İstanbul'da bir ev tutmayı planlamaktadırlar. Alara'nın annesi Uzay ve Cavit ile konuşur. Cavit kızın İstanbul'a gitmesine izin verir. Okul ve yol paralarını karşılayacağını söyler. Uzay da Ateş'e Aslı'nın babasına gece adada ikilinin başbaşa kaldıklarını söyler. Ateş şaşırır

Ertesi gün üniversite sınav sonuçları açıklanınca Ateş ve Alara İstanbul'u Aslı İzmir'i kazanmıştır. Ancak babası Aslı'ya o gece adada beraber kaldıkları için çok kızar. Aynı zamanda tekneyi de bozdukları için tamirci faturası fazla gelmiştir. Nasıl onaracaklarını, ava çıkmazlarsa nasıl geçineceklerini, taksidi nasıl ödiyeceklerini bir de üzerine kızı nasıl okula gönderceklerini konuşurlarken Ateş onları pencereden duyar.

Aslı'nın babası o sırada Alara'nın bu haberi veren kişi olduğunu söyler. Aslı da Ateş de şaşırır. Kız Ateş üzülmesin diye babasının bunu Ateş'e söylememesini bunun karşılığında okula gitmekten vazgeçeceğini söyler. Ateş bunların hepsini duyar ve Alara'ya gider. Bile bile kötülük yapan biriyle artık beraber olamayacağını İstanbul'a da onunla gitmeyeceğini söyler.

Ateş elindeki parayı Aslı'nın babasına verir. Aslı ve Ateş yolda karşılaşır. Aslı yaptığı fedakarlık için ona teşekkür eder. Çocuk da onun da kendisine yaptıklarını hatırlatır. Aslı İzmir'e gideceği için artık Ateş'e babası ve Gözde ile ilgili gerçeği anlatmak üzereyken Evren onlara doğru yürümektedir.


Kalbimdeki Deniz 3. Bölüm Özet. Deniz bebeğini aldıracak mı?

Geçen bölüm Deniz bayıldığında Mirat onu hastaneye götürmüş orada doktordan hamile olduğunu öğrenmişlerdi. O sırada içeriye girmek üzere olan Ece de bu haberi duymuş; olay çıkartmıştı. Kız bu hamilelik haberine büyük tepkiler verip kesinlikle doğurmasını istemez. "Doğurursan çekip giderim" der. Deniz de ne yapacağını ne düşüneceğini bilememektedir.

Deniz'in hamile olduğu haberinden sonra Mirat yemekleri beraber yemelerinde ısrar etmeye başlar. Bu Diyar'ın daha da hırslanmasına sebep olmaktadır. Akşam yemekte daha sonra da bahçede Deniz'e laf sokar ve sürekli her fırsatta Fikriye'ye gidip yalan yanlış bilgiler verip kızı çekiştirir.

Fikriye dedikodularına ve fesatlıklarına devam ederken bu kez karşısına Mirat dikilir ve defalarca kez kadını tersler. Sonradan öğreniriz ki gençken Mirat'a yanıkmış.

Ece okulda erkek arkadaşına asılan ve ailesi ile ilgili sorular soran kızın üzerine kahve döker. Müdür annesinin okuluna gelmesini ister. Kız bahaneler üretse de kadın annesinin gelmesi konusunda ısrarcıdır. Ece komşu kızla bu konuyu konuşurken Mirat onu duyar ve okula gidip müdür ile konuşur

Hülya Ece ile buluşup yemek yerler. Kızın haftasonu onda kalması için izin ister. Kocası ise kızın haftasonu kalmasını dahi istemez.

Diyar bileziğini satıp kendine telefon alıp memleketindeki arkadaşını araryıp haberlerini alır. Parkta otururken gelen bir adamı peşindeki adamlardan birine benzetip panik yaşar. Ayakkabıcının oğlu Mustafa onu ezilmekten kurtarır.

Alihan sevgilisi ile yaşarken mutludur. Hülya sevgilisini arar ve Deniz'in hamile olduğunu söyler. İkisi de kadının aldırmasını isterler. Alihan da eski karısı ve çocuklarından haber almak için avukat arkadaşı Hülya'nın kocasını arar. Adam duşta iken Hülya açar ve "Deniz'le çocukları iyi; onları bir daha arama." der. Adam fotograflara bakarken yakalayan sevgili trip atar.

Fikriye kendisine gelen bir komşusuna Deniz ile evlendirmek için çalışmalara başlar. Deniz'i evine çağırır. Fotografını çekip yollar. Akşam istemeye gelirler. Ece'nin de katkısıyla kavga büyür

Ertesi gün Ece Fikriye'nin kızının bir arkadaşına gider ve telefonunu da kapatır. Deniz telaşlanır. Mirat ile beraber aralarken Mustafa onu bulup olaylar büyümeden geri getirir.

Deniz kızının tavırları ve evden kaçmasından sonra bebeği aldırmaya karar verir. Hülya'yı arar. Hülya da Alihan'ın sevgilisini arayıp "Deniz bebeği aldırıyor" der. Beraber doktora giderler. Mirat da eve geldiğinde Deniz'in göremeyince babasından bebeği aldıracağını öğrenip oraya gider ve kadının bebeği aldırmasını engeller.




5.11.2016

Bana Sevmeyi Anlat 10. Bölüm. Alper Leyla'dan özür diliyor


Leyla Alper'in tekrar yüzüğünü taktığını görünce soruyor. Alper o gün kuyumcuya gidip kendisine başka bir yüzük almıştı. Hakverdi'den öğrendikleri ışığında Leyla'yı tehlikeye atmamak için almıştı yüzüğü. Kızın sorusuna "Berna'ya haksızlık ettiğimi düşünüyorum" diye cevap verince Leyla şaşırarak "Ama beni öptün. Öyle anlık bir şeymiydi ki?" diyor. Alper'in kafasında Tanrıverdi'nin Leyla'nın tehlikede olmaması için uzak durmasını söylemesini hatırlar. Leyla toparlanmaya çalışarak "Senin adına sevindim. Umarım Berna da bir an önce ayağa kalkar; Çiçek de çok sevinir. Tekrar bir aile olursunuz" der ve gözlerinde yaşlarla dışarı çıkar. Arka fonda Nilüfer'in 'Tutsak' parçası çalarken ikilinin bu diyalog sonrasında yaşadıkları mutsuzluğu izliyoruz



İhaneti sende gördüm 
Sende şiddeti gördüm, aşkı gördüm 
Yanarak içinden geçtim aşkın 
Kor olmadan küle döndüm 

Dokun bana, bana dokun ne olur 
Hasretinden öldüm 
Kopar zincirleri, yeniden gel 
Durmadan gel, hep gel 

Ben sana tutsak, sen bana yasak 
Gel günahlarla, korkularla gel 
Ben savunmasız, çırılçıplak 
Sen hesaplarla sorgularla gel 

Geçiyor günler çok üzgünüm 
Geçiyor akşamlar sessiz 
Geceyi yırtar yalnızlığım 
Güneşi yakarım sensiz

Kiralık Aşk 59.bölüm özet. Defne Ömer ve İso arasında kalıyor

Davete gelebilmek için Defne Pamir'e birlikte gitmeyi önerir. Defne daha içeri girer girmez Ömer'in yanına gidip şartlarını söyler. Davet sırasında sürekli birbirlerine baksalar da konuşmak isteyenler yüzünden bir araya gelemezler. Pamir'in eve seni eve bırakayım teklifine Defne Ömer bozulabilir diye cevap alınca adam aralarının düzeldiğini anlar.

Seda ve Sinan davet dönüşü "Acaba benden hoşlanmıyor mu?" diye düşünüyor. Koray tekrar Ömer ile barışmak ve Pasionist'e dönmek istemektedir. Gizli gizli ayakkabıları toparlayıp konsept bulup fotograflarını çekmeye çalışmaktadır.

Işıl isminde bir hanım Pamir'i iş yerinde ziyaret eder. Pamir kadınla hemen çıkınca iş yerinde dedikodular çıkar. Pamir kadını evine götürür. "Birkaç gün bende kal" der. Stil vagonuna gelen Neriman hanım'a "Pamir bey kız arkadaşı ile çıktı" denince panik olur. Eve gidip kızı evden göndermeye çalışır.

Koray Ömer ile arasını düzeltmek için ve beraber tekrar iş yapmak için bir konsept hazırlar. Fotograflar çekip Ömer'in kapısına bırakır. Ömer resimleri beğenir. Koray çıkagelir ve "İkinci bir şans" ister. Ömer de geçmişe takılı kalmamak için kabul eder.

Cavit karısı Ayşegül'ü ailesini arayıp rahatsız etmekle; karşısına almakla tehdit eder. Kadın mecburen eve dönmeyi kabul eder. Defne'nin anneannesinin evine gidip "Bir daha yapmıycam" der. Kadın da gitmek isteyince mecburen yollarlar. Ama adam evinde yine öküz gibi davranmaya devam etmektedir.

İso ve Defne arasındaki gerginlik sürerken bir de Nihan'dan Ayşegül'ün kocasına döndüğünü duyduğunda İso iyice çileden çıkar. Tam o sırada kendisi ile arayı düzeltmek için Ömer gelir. Fakat ikili yine alevli bir tartışma yaparlar. İso ne olduğunu konuşmak için gelen Defne ve Nihan'ın yüzüne kapıyı kapatır.

Defne İso'nun bu tepkisini ve daha sonra ailesinin de vereceği tepkileri düşünerek mutsuzluğunu katlar. Ömer'in aramalarını açmaz.

Seda cumartesi çalışacaklarını unutmuştur. Üzerine bir de toplantı için Sinan'ın eski eşi Yasemin ile topantısını da unutmuştur. Yasemin biraz bekleyip gider. Seda Sinan ile karşılaşıp karşılaşmadıklarını merak ederken birisi ona bir bayanla yemeğe çıktıklarını söyleyince beraber çıktılar sanır. Oysaki Yasemin'in geleceğini duyan Sinan telaşlanıp Derya ile çıkmıştır.

Pamir Defne ile konuştuğunda sesinin kötü olmasından şüphelenip evine gider. Ömer de Defnelere gider. Kapıyı açan Defne'nin yanında Pamir'i görüp deli olur. Sinan'a gider. "Bin yıldır çalışmayan Pamir'in orada ne işi var. Defne ile burun buruna. Ne tesadüf" dediğinde Sinan "Yoo tesadüf değil onu Seda ile Neriman hanım tanıştırmış" der. O zaman Ömer parçaları birleştirir. Dedesinin de tüm servetini Defne'ye bırakacağını da bildiği için "Pamir Defne'yi tavlamak için yengem tarafından tutulmuş. Kiralık aşk yani" der. Sinan da şaşırıp kalakalır.


4.11.2016

Bana Sevmeyi Anlat 10. bölüm özet - Hakverdi ortaya çıktı, herkes şaşkın


Fox'ta severek izlediğimiz Bana Sevmeyi Anlat 10. bölüm şahaneydi. Geçen bölümün sonunda Hakverdi Alper'in karşısına çıkmıştı. bu bölümde Hakverdi Alper'e her şeyi anlattı, birlikte plan kurdular.

Haşmet'in uyuşturucu kaçakçısı ve katil olduğunu, en güvendiği arkadaşı Engin'in de onun maşası olduğunu öğrenen Alper şaşkınlık içinde kaldı. Öğrendikleri karşısında Leyla için çok endişelendi. Ama Hakverdi Leyla'nın durumu bilmemesinin onun iyiliğine olacağını söyledi ve Alper'i bu konuda ikna etti. Leyla'dan uzak durması gerektiğinin de altını çizdi. Seni bilirse Leyla'ya zarar verir" dedi. Bunu üzerine Alper Leyla'yı kendisinden uzak tutmaya başladı.

Leyla Alper'in parmağında tekrar alyans olduğunu görünce çok şaşırdı ve üzüldü. Alper de bunu zaten Leyla'yı kendisinden uzaklaştırmak için yapmıştı.

Bu arada Alper ve Hakverdi'nin mezar başındaki buluşmaları devam etti. Alper "Benden izinsiz adım atmayacaksın" dedi.

Leyla oğlunu gözünün önünden ayırmak istemediği için restorana getirdi. Ezgi bir şekilde Canan'ın Rüzgar'ı kucağın almasını sağladı. Kadın hiç bilmeden torununu sevdi, okşadı... Şu Ezgi çok kurnaz bir kız. Ama kurnazlığı bir tek Engin konusunda işe yaramıyor. Eee aşkın gözü kördür, hangimiz zaman zaman kör olmadık ki...

Leyla hastaneye Alper'in karısını görmeye gitti. Nasıl bir kadın olduğunu merak etti. Kadının başında söylediklerini Alper de duydu. Böylece Leyla'nın kendisini sevdiğine emin olmuş oldu. Buna sevindi ama karşılık veremeyeceği için üzgündü.

Burak ile Eylül'ün konser keyfi karakolda bitti. Eylül'ün eski sevgilisini döven Burak Eylül ile birlikte kendini karakolda buldu.

Haşmet Canan'a Leyla'nın kendisinin nişanlısı olduğunu söyledi. Canan bilmiyormuş gibi yaptı. Leyla'nın haşmet'in evinde kaldığını öğrenince de iyice kötü oldu.

Canan'ın Haşmet'e yolladığı ama bir türlü açılıp da bakılamayan flash diskteki görüntüleri sonunda Leyla'nın kızkardeşi gördü. O da Leyla'yı pek sevmez. Acaba ne yapacak, kime söyleyecek, Leyla'ya karşı koz olarak mı kullanacak? Önümüzdeki bölümde izleyip göreceğiz...

Bölüm sonu çok endişeliydi. Hakverdi'nin 21. gün mevlidi yapıldı, herkes oradayken kapı çalındı ve Hakverdi içeri girdi. Herkes şaşkınlık içinde donakaldı. annesi, babası kardeşleri şaşkınlık içindeydiler. Haşmet Engin'e baktı, şaşkın şaşkın bakıştılar onlar da.

Alper haricindekiler gözlerine inanamadı. Ve Bana Sevmeyi Anlat 10. bölüm burada bitti. Hakverdi neler anlatacak, Haşmet'i hiçbir şey bilmediğine ikna edebilecek mi? Ben açıkçası bu kadar erken ortaya çıkmasını beklemiyordum. Ama ortaya çıkması da Haşmet'le Engin'in hata yapmasını kolaylaştırabilir herhalde...


3.11.2016

Yüksek Sosyete 19. bölüm özet. Süreyya'nın öfkesi dinecek gibi değil

Cansu Kerem ve Sude'nin öpüşmesini gördükten sonra Kerem ile yüzleşir. Kerem artık onu unuttuğunu söylediğinde ise yıkılır. Ertesi gün Sude'nin Koran holdinge girmesini engeller. "Oliva'da görüşürsünüz sevgilinle" der. Kerem'e de ikisinin sevgili olduğunu ima edince Kerem "Evet sevgiliz." der. Tartışırlar.

Bedia hanımın sabah kahvaltıya çağırması ama eve gittiklerinde orkestra eşliğinde bir kokteyl ile karşılaşmaları ikiliyi şaşırtır. Bedia hanım sürekli olarak Ece'ye laf sokma ve aşağılamalar yapar. Kızın sabrı taşar ama ses çıkarmaz. Taki eve gelip kırık olan eşyalarını Mert'in sürpriz yaparak dışarı attırdığını görene kadar. Özellikle de kırık olan koltuk annesinin koltuğuymuş ve çocuk bilmeden onu evden attırtmış. Ece artık dayanamaz ve Mert'e "Bitti" der.

Mert Kerem ile de eski günlerinden ve dertlerinden konuşmak ister ama Keremonu dinlemez. Kovar gibi davranır. Mutsuz olduğu bir an da telefonunu açmayınca zaten sarhoş olan Mert babaannesine yüklenir. İş yerinde Ece'nin kalbini kazanmak için pek çok şey yapsa da başarılı olamaz. Kız kararlıdır.

Levent ve Metin arasındaki gerginlik sürmektedir. Süreyya iki adamın çekişmesinden şüphelense de Levent bir şey söylemediği için inanır. Süreyya evdeki eşyaların Can'ı hatırlattığını söyleyip evden taşınmak istediğinde Metin hemen kabul eder. Dernek başkanlığından atılmış olan Süreyya'ya sponsor da olur. Kerem'in anne babası iş için Süreyya'nın yeni evine giderler. Kadını gördüklerinde bir bahane ile işi reddedip Kerem'in duyması için dua ederler.

Bedia hanım Koran holdinge gelip Metin ile Oliva'nın hisselerini geri vermesi için konuşur. O da kadını Kerem'e yönlendirdiğinde kadın şok olur. Kerem kadına büyük bir zevkle hayır der

Sude Oliva'daki bir telefondan Begüm'ü arayıp konuşurken Cansu konuşmayı duyar. Sude'yi oraya kendisi ve Kerem'in arasına açmaya kimin gönderdiğini anlamak için tekrar aramaya basar. Karşısındaki sesin ablasına ait olduğunu duyunca şok olur. Ablası ile yüzleşir. Ablası ile birbirlerine çok kötü şeyler söylerler ve bunların bazılarını Kerem de duyar.

Kerem kavganın ardından Begüm'e yanaşır. Önce yemeğe sonra içmeye giderler. Begüm Kerem'e babası ile ilgili çok büyük bir sır verir. Bir sürü kişiye verdiği rüşvet fonu ile ilgili..

Bedia hanım Süreyya'ya gelir. Kerem ile ilgili çok öfkelidir. Süreyya neden bahsettiğini bile anlamadan kadının hedef tahtası olur. Sonrasında olanları öğrendiğinde ise artık Kerem ve Cansu için herşey bitmiştir. Kandırıldığını öğrenen kadının yapacaklarını düşünün.. İzleyip göreceğiz

Diriliş Ertuğrul 63. bölüm özet. Kayı obası zor durumda

Ertuğrul pazarda direkte bağlı duran casusu adamları ile almak üzereyken pusuya düşmüştü. Fakat tabi ki bu Ertuğrul'un bir oyunuymuş. Asıl tuzağı Ertuğrul kurmuş. Casusu kaçırıp götürürler ve saç derisine kazılı isme ulaşırlar "Vaftizci Yahya". Bunun kim olduğunu bilememektedirler ama ertesi gün gün Ertuğrul Simon'la çarpışır ve gece aldığı yara yüzünden adam inler. Bu zaafiyet Ertuğrul'un gözünden kaçmaz. Simon da onun fark etmesini fark etmiştir.

Ertesi gün obada kalan son kilimleri toplarlar ve pazara satmaya götürürler. Öncesinde Ural bey aç gözlülük yapıp kilim başı 3 altın ister. Tüccar kabul etmez. Venediklilerin orada olduğunu Aslıhan'dan öğrenen Ertuğrul onlarınkinden kat kat güzel kilimleri kilim başı 3 altından 300 altına satar. Kilimleri korumak için alplerini vereceğini ve bir şey olursa zararı karşılayacağını taahhüt eder. Kervanın başına Turgut Alp'i yerleştirir.

Ural kilimleri satamayınca üzerine bir de Aslıhan'ın Ertuğrul'a Venediklileri söylediğini duyunca deliye döner. Obaya gidip küçük kardeşi ve babasının yanında Aslıhan ile kavga eder. Durumu öğrenen baba ikisine de kızar.  Candar bey ticaret i,şlerini de kilimhanenin işlerini de Aslıhan'dan alır. Ural bey sevinir. Kilimhanenin başına gelin Çolpan hatun geçer. Küçük kardeş Aliyar ise babasının danışmanı olur. Toktamış beyin cesedine bakarak zehirlendiğini anlar ama kim olduğunu ispatlayacak delili yoktur.

Ertuğrul'un Ural beyden kurtardığı esir nehirde altın bulabileceğini söyler. Ertuğrul kimseye belli etmeden aramasını söyler. Dündar'ı ona yardımla görevlendirir

Ural bey bir adamına kervanı basmak; kilimleri yakmak ve alpleri öldürme görevi verir. Turgut alp haricinde herkes ölür ve kilimler de yanar. Böylece Ertuğrul tüccara borçlanacaktır. Fakat Simon'un kardeşi Maria ilgi duyduğu Turgut Alp'i kurtarır. Turgut'un sağ olduğunu duyan Ural adamına kızıp bağırır. Bu konuşmayı duyan Aliyar duyduklarını babası Candar beye anlatır. Adam Ertuğrul'un bunu duyması sonrasında iki obanın birbirine düşmesini önlemek ister ve oğlunu Ertuğrul ve ailesini yemeğe çağırması için görevlendirir

Simon Konstantiniye'ye Ertuğrul'u sordurtur. Antakya da yaptıklarını duyunca casusun Ertuğrul olduğundan neredeyse emin olur. Adamını Kayı obasına yollayıp Ertuğrul'a kervanla ilgili kötü haberi verir.



2.11.2016

İçerde 7. bölüm özet. Melek kimin kızıymış bilin bakalım

Mert'i takip eden Aslan Celal ile ikisinin fotograflarını çekmişti. Celal gittikten sonra da Mert ile yüzleşir. İkisi de birbirlerine silah çeker.Fakat Celal Aslan'ı arkasından vurarak öldürür. Yanına geçen bölüm Sarp'ın üzerine kurşun yağdırdığı mermilerin çıktığı silahı bırakır. Cep telefonunu alıp kaçarlar.  İçindeki kartı alıp telefonu atarlar. Oraya çok yakın olan Sarp ve Yusuf müdür silah sesini duyup gitseler de sadece cesedi bulurlar.

Mert çok üzülmüştür ama Melek ve kendisini Coşkun'un elinden kurtaran Celal'e de borçludur. Musa onu arar ve Aslan'ın öldüğünü söyler. Çocuk tekrar olay yerine gittiğinde daha da etkilenir. Ekibe yeni biri dahil olur.

Sarp Celal'in evindeyken Melek oraya gelir ve internete düşen Coşkun'un haberini gösterir. Celal bilgisayarla ilgilenen çocuğu arar. Ancak çocuk bu haberin izini ancak resmi kanallar ile sürülebileceğini söyler. Merkezde de ekip ve Mert aynı haberi görür ama tabi o Eylem'in yazdığını anlar ve Celal'i arar. Celal illaki "Haberi yapanı bul" der. Eskiyi düşünen Celal'in hatıralarından öğreniriz ki Celal çocukları alıp arkasından Coşkun'u öldürtmüştür.

Füsun teyzenin yanında çalışmaya başlayan Barış'ı oraya Sarp'ın yerleştirdiğini öğreniriz. Annesi onu Melek'in yanında aradığında geçen bölüm yaşanan "Aşkım" diye kayıtlı kişi olayı da çözülür. Çünkü artık annesini aşkım diye kaydetmiştir. Melek'in içi rahatlar. Bir de üzerine kendisini "Meleğim" diye kaydettiğini görünce iyice yelkenleri suya indirir.

Mert Eylem ile gidip "Haberin peşini bırak" der ama kız vazgeçmeyeceğini söyler. Merkeze gelen ve ağlayan Aslan'ın annesi Mert'i daha da üzer. Celal bir kez daha haber için onu sıkıştırdığında haberi kaldırtması için Eylem'in gözünü korkutmak için birini tutar. Adama para verirken Sarp onu duyar ve Mert'in anlatmasına fırsat vermeden kavgaya tutuşur. Anneleri onları görüp kavga ettikleri için kızar

İnternet haberini yaptıran Coşkun'un yanında çalışan biri olan Talip'miş. Celal'i arayıp para ister. Melek de buluşup Mert'ten haberi yapanı bulmasını ister. Sarp Eylem'e gelen maili Yusuf'a atıp takip etmesini ister. Adamın adını ve kaldığı oteli bulup Sarp'a haber verir. Sarp adamı takibe başlar. Adamı konuşturduğunda Umut ile değil Melek ile ilgili bilgi alınca afallar.


Alyanak Sarp'ın elinde tuttuğu resmi bulmaya çalışır ve odasını araştırtır. Çocuğun resmini bulur. Umut'un babasının iki çocuğu olduğunu ve birinin kaçırıldığını hatırlar. Odayı eski haline getirip o an için bunu Celal'e söylemez

Yeşim Davut ile buluşup Sarp ve Melek'ten bahseder. Celal Davut'u çağırıp parmak izin alındı. İşlerden uzak durmalısın diyince Davut bütün parmaklarını ateşte yakarak izleri yok eder. Ekibe yeni gelen çocuk Davut'un üzerine olan şirketleri araştırır. Mert bu bilgiyi Yusuf'a söylemez. Ama Talip'in fotografını Yusuf'un masasında görünce tanır ve bilgileri alır.

Melek'in Celal'in öz kızı olduğunu öğrenmiş olan Sarp'a anlatılana göre kızın annesi aşığı ile kaçmış. Celal onları bulup öldürmüş. Kızı Coşkun'un yanına vermiş ama sonra öz kızı olduğunu anlayınca Coşkun'dan kızı alıp yetiştirmiş.

Celal Mert'e sen uzak dur ben işini bitiricem dese de Mert olayın peşini bırakmak istemez ama adam da otelden ayrılmıştır. Celal de Sarp'a akşam seninle işim var der. Davut da Talip'in evine gidip karısı ve çocuğunu rehin alır. Adamı "Ya sen ya oğlun ve karın" der. tam o sırada Yusuf ve adamları gelir. Talip sevdiklerini kurtarmak için onca polisin ortasında kendini öldürür. Sarp ve Mert bakakalır. Celal yürüyüp gider. Onları uzaktan dürbünle hepimize sürpriz yapan Coşkun izlemektedir. Megerse ölmemişmiş.




Babam ve Ailesi 7. bölüm özet - Zar zor da olsa nikah kıyıldı


Babam ve Ailesi 7. bölüm oldukça hareketliydi, entrika doluydu. Geçen bölümün sonunda Kemal ve Nilgün nikah masasındayken Kadir gelmişti elinde evlilik sözleşmesiyle. "Kemal bey" diye bağırmaya başladı. Kemal şaşırdı, Nilgün'e zorla söyletti sözleşmeyi kimin imzalattığını. Kadir çok üzüldü, mahcup oldu. Nilgün nikah masasına oturmaya ikna olmadı,çekip gitti. Kemal Fadıl'a yumruğu çaktı. Bavullarını toplayıp çocuklarıyla birlikte Adana'ya dönmeye karar veren Nilgün çok kararlıdır.

Evdeki hizmetçi Emine'yle işbirliği yapan Suzan Kemal'le öpüşür gibi bir fotoğrafını çektirir. Suzan'ın entirkaları bununla sınırlı kalmıyor, Kemal'i şirketten de kovmak için, hisselerini elinden almak için hain bir planı uygulamaya koydu. Sinan Tuzcu'nun oynadığı sevimsiz ir akrakter dahil oldu hikayeye.

Ertesi gün havalimanına gitmek için dışarı çıktığında Kemal arabaya binen Nilgün'ü alıp kaçırdı. Evde çocuklar nikah hazırlıkları yaptılar. Kemal'le Nilgün geldiler ve kıyılamayan nikah bu sefer kıyıldı.


Nikah sonrası hep birlikte yemeğe çıktılar. Gittikleri mekanda Ece ve babası da vardı. adam herkesi gıcık etmeyi başardı. Ece de babasıyla tartışıp mekandan ayrıldı. Kadir onu teselli etmek için yanına gitti. Galiba Kadir Ece'den hoşlanmaya başladı.

Aileden dışlanan, parasız bir şekilde ortada kalan Fadıl gidip Suzan'a işbirliği teklif etti. Suzan böyle bir teklifi kaçırır mı, kaçırmaz elbette...

Ece'nin de Kemal'in zamanında şirketten kovduğu ortağının yani o sevimsiz adamın kızı olduğunu öğrendik. Bu adamın bağlantısı olan mafyatik bir adam daha katıldı konuya. Meğer o adamın babasının yıllar önce intihar etmesine de Kemal'in babası sebep olmuş. Adam Kemal'i mahvetmeye yeminli...

Mert'le Ece'nin ayrıldıklarını öğrenen kız arkadaşı Sedef aynı gece Mert'in sarhoşluğundan yararlanıp geceyi onunla geçirmiş gibi gösterdi ve çiftin tamamen ayrılmalarına neden oldu.

Kemal Mert ile Kadir'in birlikte şirkette çalışmalarına karar verdi. Mert ve annesi buna önce çok şiddetli tepki gösterdiler ama sonra onlar da ikna oldular.

Diğer yandan da Hasret Çiçek'in okulunda müzik öğretmeni olarak göreve başladı. Tabii bu da bir krize sebep oldu. Ama şeytan Suzan bu konuyu da kendi lehine kullanmaya karar verdi.

Suzan emir verdi, Fadıl gidip Nilgün'ü yalanlarıyla kandırdı ve ona Kemal ile Suzan'ın öpüşür gibi göründüğü fotoğrafı kendi görmüş ve çekmiş gibi gösterdi. 7. bölüm burada sona erdi. Bakalım bu konu nasıl halledilecek...İzleyip göreceğiz...

Anne 2. bölüm özet - Zeynep ve Melek İstanbul'dalar



Star TV'nin yeni dizisi Anne 1 Kasım Salı akşamı yayınlanan ikinci bölümüyle yine çok güzeldi. Geçen bölümde Zeynep ile Melek İstanbul'a doğru yla çıkıyorlardı. Bu bölümde İstanbul'a geldiler ve daha şehre adımlarını atar atmaz, çantalarını kaptırıp parasız kalırlar. Zeynep gidip annesinden yani kendisini büyüten anneden para alıp gelir. bu arada gerçek annesi gönül de hapisten çıkıp İstanbul'a gelmiştir.

O da gidip Zeynep'i büyüten kadını görür. Kadın çok kesin konuşur, zeynep'le görüşmesini istememektedir. Çünkü Zeynep bilse de gerçeği diğer kızları bilmemektedirler, Zeynep'i kendi öz ablaları zannetmektedirler.

Gönül sonra tesadüfen Zeynep'le Melek'i görür. Ve onalrı takip eder. Gittikleri oteli öğrenir, tekrar karşılarına çıkar.

Zeynep iş aramaktadır, istediği gibi bir iş bulamaz, Temizlikçilik yapmaya bile razı olur. Bu arada yalnız kalan Melek üşütüp hastalanır. Sakar Teyze dediği Gönül'ü arar. Zeynep akşam işten geldiğinde Melek'i Gönül'ün evinde bulur. Ve akşam orada kalırlar. Gönül'e çocukluğunu, kimsesizliğini ve acılarını anlatır. Gönül zaten perişan durumdadır, gizli gizli ağlar.


Zeynep'in kız kardeşleri kaldığı oteli bulup habersizce gelirler. Ve Melek'i görürler. O da kendi çocuğu olduğunu söyler. Kardeşleri "Demek ki bu yüzden bizden uzak duruyordun" derler.

Bu arada Gönül, gazetede Melek'le ilgili haberi görür ve her şeyi anlar.

Diğer yandan da Zeynep'in Bandırma'da tanıştığı gazeteci çocuk, Melek'le ilgili haberin peşindedir. Melek'in öğretmeni olduğu için belki bilgi alırım umuduyla Zeynep'i bulmak için İstanbul'a gelir. Zeynep'in annesinin adresini bulur.

Tam o sırada Zeynep'le melek de kapının önündedir. Zeynep Melek'i kendi çocuğu olarak annesiyle tanıştıracaktır. Taksiden inen gazeteci çocuk Zeynep'in yanında Melek'i görmüştür. Peki bundan sonra ne olacak? İzleyip göreceğiz.

Anne 3. bölümüyle 8 Kasım Salı akşamı Star TV'de olacak.

1.11.2016

Seviyor Sevmiyor 15. Bölüm. Deniz ve Yiğit parkta ayrılıyor


Yiğit şirkette birini çıkaracakları dedikodusu çıktığında diploması konusunda yalan söylemiş olan Deniz'i işten çıkarmak zorunda kalır. Ancak kızı çıkarmamak için ama kızı da görmemesi gerektiği için kendisini işten çıkarır. Deniz parkta Yiğit'i bulur sohbet ederler. Kafa karışıklıklarının bitmesi için bir daha görüşmeme kararı alırlar ve bir birlerine "Hoşça kal" derler. Sırtlarını birbirlerine dönüp yürümeye başlarlar. Bir miktar gittikten sonra ikisi de aglamaklı oluyor ve arkalarını dönüp diğerine bakıyorlar. Birbirlerine öylece ağlayarak baktıktan sonra birbirlerine doğru koşup sarılıyorlar.

Sarılmaları bittikten sonra tekrar ayrılıyor. Tekrar aksi istikametlere gidiyorlar. Serdar Ortaç'ın efsanevi parçası 'Yaz yağmuru' bu sahneye eşlik ediyor



Cok seneler gecti senden sonra
Ben hep yalanci asklar yasadim
Hic bir zaman olmeyen sarkilar
Gibi ben hic seni unutmadim
Simdi hatirlarim eski gunleri
Belki doner gelirsin bir sabah
Aglamaktan usanmadan
Hergun agladim durmadan
Simdi beni yalvartmadan gel

Yaz yagmuru duser durur yuregime
Bir kucuk ask yeter benim hasretime
Sende benim yagmurum ol
Damla damla gir gonlume

Yaz yagmuru duser durur yuregime
Bir kucuk ask yeter benim hasretime
Sende benim yagmurum ol
Damla damla yag gonlume

Cok seneler gecti senden sonra
Ben hep yalanci asklar yasadim
Hic bir zaman olmeyen sarkilar
Gibi ben hic seni unutmadim
Simdi hatirlarim eski gunleri
Belki doner gelirsin bir sabah
Aglamaktan usanmadan
Hergun agladim durmadan
Simdi beni yalvartmadan gel

Yaz yagmuru duser durur yuregime
Bir kucuk ask yeter benim hasretime
Sende benim yagmurum ol
Damla damla gir gonlume

Yaz yagmuru duser durur yuregime
Bir kucuk ask yeter benim hasretime
Sende benim yagmurum ol
Damla damla yag gonlume

Yaz yagmuru (yaz yagmuru)
Duser durur yuregıme
Bır kucuk ask (bır kucuk ask)
Yeter benım hasretıme
Sen de benım (sen de benım)
Yagmurum ol
Damla damla gır gonlume
Yaz yagmuru (yaz yagmuru)
Duser durur yuregıme
Bır kucuk ask (bır kucuk ask)
Yeter benım hasretıme
Sende benım (sende benım)
Yagmurum ol
Damla damla yag gonlume

Bodrum Masalı 10.Bölüm - Sezen Aksu - Çocuklar Gibi


Aslı ve Ateş bir adada saklanıyorlar. Aslı'nın saçları kurumayınca Ateş ateşin yanına çağırıyor ve kızın saçlarını karıştırıyor. Kız "Yapma" diyince Ateş "Ama öbür türlü kurumaz ki zaten" diyor ama Aslı itirazını açıklıyor. "Uyurum hemen" Ateş kızı gögsüne çekip "E uyu" diyor ve Sezen Aksu'nun 'Çocuklar Gibi' parçası eşliğinde Aslı Ateş fanlarının beklediği sahneyi izliyoruz. Ateş kıza sarılmış kızın saçlarını karıştırıyor.

Diğer tarafta otelde Kelebek lobiye iniyor. Bilgisayarın başındaki Cenk'e bakıp koltukta uyuyan Su'nun yanına gidiyor. Kızın üzerine üstünden çıkardığı hırkayı örtüyor. Hastane odasında da İpek müzik dinlerken güzel bir kelebek resmi çizmiş


Çocuklar Gibi

Söz: Sabahattin Ali
Müzik: Ali Kocatepe
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
Kırlara yayılan ilkbahar gibi
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Anladım ne kadar yorulduğumu
Sakinleştiğimi durulduğumu
Denize dökülen bir pınar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi

İçerde 7. Bölüm - Sarp ve Mert çatıda kavga ediyor

Mert Eylem'i biraz korkutup haberi kaldırmasını ve yenisini yazmasını engellemek için birisini tutup kızı biraz korkutmuştu. Mert'i adama para verirken gören Sarp Mert'e kızar ve yüzleşmek için kendisini gösterir. Mert de onu görünce şaşırır. Sarp "Ne yaptığını sanıyorsun lan" diyip ona vurmaya başlıyor. Mert "Dinle dinle" diyor ama önceden de Ona öfkesi olan Sarp "Neyini dinliycem lan senin" diyip kavgaya devam ediyor. Mert de karşılık veriyor. Sarp'ı savurup yere atıyor ve "Okulda da bu yüzden anlaşamıyorduk. Kendini bir b.k sanıyorsun" diyor. Kavgaya devam edip sonra silahlarını çekip önce birbirlerine sonra kafalarına koyuyorlar. Mert "Ne oldu. Vicdanlı mafya. Sıkamıyor musun?" Önce Sarp sonra Mert silahları bırakıp tekrar yumruklaşmaya başlıyorlar. Eski günlerden anneleri ikisi kavga edince söylediklerini gösteriyorlar. "Bir daha kavga ettiğinizi görmiycem. Bi de şunu unutmayın. Kardeşler kavga edince kazananı olmaz" diyormuş.

Sarp bir ara kavgada üstün gelip Mert'e bayağı vuruyor ve "Ailemden uzak duracaksın" diyor. Mert'in ağzından kan gelip öksürmeye başlayınca Mert'i bırakıyor. Mert "Dinlemiyorsun" diyip Sarp'ın ve kendisinin aşağı düşmesine sebep oluyor. Tam da Füsun annenin önüne düşüyorlar. Anne "Napıyorsunuz bakıyım siz. Gelin bakıyım buraya. Utanmıyor musunuz siz kavga etmeye. Siz okulda arkadaş değilmiydiniz. Neyin kavgası bu. Neyi paylaşamıyorsunuz? Konuşsanıza dilinizi mi yuttunuz? Sarp; kendine gel. Mert; seni bir daha böyle görmiycem" diye fırça atıyor


Hayat Bazen Tatlıdır 3. bölüm özet. Maçı kim kazanacak

Koray ve Burak vapurdan denize düşmüşlerdi. Arkadaşlarının ikazı ve bağırmaları ile vapur durur. Etrafta bulunan balıkçı tekneleri hızla gelir ve çocukları denizden çıkartır. Ambulanslara konup hastaneye götürülürler. Hayat hoca da Cerrah bey de orya gelir. Burak'ın ailesi de hastaneye gelir

Koray'ın durumu daha iyidir. Fakat Burak kafasını vapurdan düşerken çarptığı için tomografi çekip müşaade altında tutarlar. Şerif müdür gelip onlara kavga ettikleri için fırça atar ve bir gün orada olmalarını yasaklar. Cerrah bey Burak'ın hastane masraflarını üstlenir.

Koray'ın arkadaşı Ferhan o gece Gözde'nin ablasına haber verenin kendisi olduğunu kız arkadaşlarına ağzından kaçırır.

Şerif müdür okulda bir giysi kampanyası düzenler. Getirilen kıyafetler kardeş okula gönderilecektir. Öğretmenler dahil herkes kıyafet getirir. Okul hademesine pazarda kıyafetleri sattırtır iken Hayat hocaya yakalanır. Bütün paraya el koyan Hayat hoca parayı kardeş okula gönderir. Fena yakalanan Şerif müdür birşey yapamaz.

Onur diye okulu dışarıdan okuyan bir öğrenci Hayat öğretmenin dikkatini çeker. Nazan hocadan durumu öğrenen kadın çocuğun adresini alıp aile ile görüşmeye gider. Oradan çıkarken arabasını tamir eden ustaya ulaşır. Ondan da Cerrah beyin adına ulaşır. Adama gidip arabası için endişelendiğini ve böyle hırsız gibi çalmasına ne kadar kızdığını anlatır. tartışırlar.

Gözde yasağı dinlemez ve hastaneye onu görmeye gider. Sevda da hastaneye gider. Gözde'yi orada görüp kavga ederler. Onların tartıştıklarını gören Koray; Sevda'ya yaklaşıp işi birliği teklif eder. Kız onu terslerse de aklı onda kalır.

Hayat dışardan okul okuyan Onur'un babası öldükten sonra onun tefeciye borcunu üstlendiği için okula gelemeyip çalışmak zorunda kalmıştır. Onur'un borçlu olduğu şirketin ismini Cerrah bey'in yanında telaffuz edince adam bir araştırma yaptırtır.

Hayat öğretmen faktöring adı altındaki yerle görüşmeye gider. Faizi silmesini ana parayı kendisinin taksitle ödeyeceğini söylese de adam kabul etmez. Tartışırlar. Cerrah beyin adamları tefeciyi ziyarete gider. Adamlar senetleri iade ederler. Hayat bu işte Cerrah beyin yardımı olduğunu öğrenir.

Burak'ın yokluğundan faydalanan Koray sınıftaki diğer çocuklarla iddiaya girerler. Futbol maçı yapılacak kaybeden etek giyecektir. Burak da olmadığı için çocukların hiç şansı yoktur. Gözde yalan söyleyerek maçı seyretmeye gider. Koray'lar hem çok sert oynamakta hem de daha iyidirler. Hayat hoca okuldaki bir öğrenciden maçı öğrenir. Tam o sırada Burak onu arar ve Hayat hemen yanına gider. Sonra onu arabayla alır ve maça getirir. Maçın bitmesine 10 dakika kala çocuk maça girer